Bir sabah gazetenin sayfalarını çevirirken gözümüze ilişen bir haber…
Belki bir umut, belki bir acı, belki bir mücadele…
Ama çoğu zaman düşünmeyiz: Bu kelimeleri kim yazdı?
Gecenin bir vakti, herkes uykudayken o satırları kaleme alan bir gazeteci vardı.
Bugün 24 Temmuz. Gazeteciler ve Basın Bayramı.
Kimi için sıradan bir tarih, ama kelimeleriyle hayatı anlatmaya çalışanlar için anlamı çok büyük.
Bugün, yazdıklarıyla toplumu aydınlatmaya çalışanların, sesini duyuramayanlara ses olanların günü.
Gazetecilik sadece bir meslek değildir.
O bir yaşam biçimidir.
Bir haberin peşinde sokak sokak koşmaktır, bazen bir telefonla bir kaderi değiştirmeye çalışmaktır.
Gerçeğe ulaşmak için ter dökmek, çoğu zaman kıymeti bilinmese de doğruyu savunmaktır.
Her satırda bir yürek atar.
Her fotoğraf karesinde bir tanıklık gizlidir.
Ve her baskıda bir emek yatar. İşte bu yüzden, basın bayramı sadece kutlamak değil, hatırlamak içindir.
Unutulan gazetecileri, susturulan kalemleri, hayalleriyle mesleğini büyütenleri anmak içindir.
Sansürsüz, özgür, tarafsız bir basının ne kadar hayati olduğunu her geçen gün daha fazla hissediyoruz.
Çünkü gerçek, bazen en sessiz çığlıktır.
Onu duyuracak olan da yüreğini kalemine koyan gazetecilerdir.
Bugün, başta yerelde direnen, imkânsızlıklar içinde doğruları yazmaya çalışan gazeteciler olmak üzere tüm basın emekçilerinin gününü yürekten kutluyorum.
Kaleminiz güçlü, vicdanınız berrak, yolunuz açık olsun.













