Ormanlarımız yanıyor…
Her ağaç bir can, her yaprak bir nefes.
Günlerdir duman yükselen tepelerde birileri var; alevlere meydan okuyan cesur insanlar.
Onlar, yangınla savaşan kahramanlarımız.
Onlar, alevlerle göz göze gelen cesur yürekler.
Bir elinde yangın hortumu, diğer elinde vatan sevgisi.
Gözlerinde ne korku var ne de tereddüt.
Saatlerce, hatta günlerce uyumadan, tek yudum suya hasret, ateşin en sıcak noktasında mücadele ediyorlar.
Ellerinde sadece hortumlar, omuzlarında ise milyonların umudu var.
Bir yanda alevler, bir yanda kurtarmaya çalıştıkları yaşam.
Onlar sadece ormanı değil, geleceğimizi de savunuyor.
Çünkü bir ağacın yanması, sadece bir dalın kül olması değil; kuşların yuvasız kalması, toprağın nefessiz kalması, çocuklarımızın yarınlarının solması demek.
Bizler ise çoğu zaman ekran başında izliyoruz bu mücadeleyi.
Oysa her su damlası için ter döken bu kahramanlar, bir teşekkürden fazlasını hak ediyor. Doğayı korumak için hepimizin sorumluluğu var.
Çünkü unutmamalıyız; bir orman yanarsa, sadece ağaçlar değil, geleceğimizde küle döner.
Öte yandan ateşle savaşanların cesareti, bize şunu hatırlatıyor:
Bir kıvılcımın yok ettiği ormanı, bir insanın yüreği kurtarabilir.
Bugün, ateşle savaşan kahramanlara minnettarız.
Onların cesareti, umudun ateşi













