Bazen bir haber düşer hayatın tam orta yerine…
Sessizliği böler, kalpleri paramparça eder ve hepimize aynı gerçeği tekrar hatırlatır:
Bu topraklar, bedeli çok ağır ödenmiş bir vatan.
Kargo uçağının düşmesi sonucu şehit olan 20 Mehmetçiğimizin acı haberi de işte böyle düştü ülkenin yüreğine.
Bir anda Türkiye’nin dört bir yanına yayılan matem, her haneye sinen sessizlik, her kapıya yaklaşan cenaze araçlarının ağır adımları…
Bu acı, kelimelere sığmayacak kadar derin.
Bu vatan evlatlarının her biri, görev bilinciyle, sorumlulukla ve sessiz bir kahramanlıkla çıktıkları yolda hayatlarını kaybetti.
Bir kargo uçağı…
İçinde sadece malzemeler yoktu; bir milletin umudu, göreve adanmışlık duygusu ve yıllardır süren bir geleneğin ruhu vardı.
Askerlik, bazen en görünmez anlarda bile en büyük fedakârlıkları barındırır.
Bu genç fidanlar da görevlerini yerine getirirken beklenmedik bir kazanın kurbanı oldular.
Şehitlerimizin tabutlarına sarılan al bayrak, bir yanıyla hüzün, bir yanıyla gurur taşıyor.
Çünkü onlar artık ebediyete uğurlandılar ama isimleri bu toprağın hafızasına kazındı.
Annelerinin gözyaşı kadar gerçek, babalarının dimdik duruşu kadar gururlu, kardeşlerinin sessiz çığlığı kadar sarsıcı bir miras bıraktılar geride.
Her şehit haberi, milletçe bizi birleştiren bağları yeniden hatırlatır.
Siyasetin, gündelik tartışmaların, geçici polemiklerin üzerinde bir yerdedir şehadet.
Bizi biz yapan değerlerin, ortak acıların ve ortak kaderin simgesidir.
Şimdi 20 ocağa düşen ateş sadece o evlerde yanmıyor; memleketin her köşesinde aynı acı hissediliyor.
Çünkü bu kayıp, hepimizin kaybıdır.
Bu tür kazaların tekrarlanmaması için gerekli tüm soruşturma ve teknik incelemelerin titizlikle yapılması ise bir zorunluluktur.
Acılarımız bizi ne kadar sarssa da sorumluluk gerektiren noktaları unutmamak, gelecekte aynı trajedilerin yaşanmaması için ders çıkarmak hepimizin görevi.
Ama bugün, en çok da şunu söylemenin günü:
Onları unutmayacağız.
Vatan toprağına emanet edilen her şehidimiz gibi, bu 20 kahraman da artık milletin ortak hafızasında yaşıyor.
Birer isimden öte, birer fedakârlık sembolü olarak sonsuza dek hatırlanacaklar.
Bu vatan, onlara minnettar.













