7 Ekim 2025 tarihinde, Türkiye Büyük Millet Meclis’inde (TBMM) DEM Parti tarafından gerçekleştirilen Grup Toplantısı’nda kamuoyunu derinden sarsan dehşet verici bir skandal yaşandı.
Kadınların katıldığı Grup Toplantısı’na DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, başkanlık etti. Koçyiğit, yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı:
“Umudu kuşanan, özgürlüğe yürüyen; Diyarbakır’dan, kadim şehirlerden, Kürdistan’ın dört bir yanından özgürlük için, eşitlik için, demokrasi için ve Öcalan’ın özgürlüğü için yürüyen kadınlar, hoş geldiniz.” Bu ifadelerin hemen ardından salonda, terör örgütü PKK’nın liderine atfen “Biji Serok Apo” sloganları atıldı.
Kürkçe olan bu ifadeyi Türkçeye çevirmek dahi benim için oldukça ağır; ancak anlamı açık şekilde şudur: “Önder Apo çok yaşa”
İnanılır gibi değil! Türkiye’yi yıllar boyunca kana bulayan, 40 bin insanın hayatını kaybetmesine neden olan bölücü terör örgütünün elebaşı Abdullah Öcalan, milletin iradesini temsil eden Gazi Meclisinin çatısı altında, “Biji Serok Apo” sloganları eşliğinde alkışlanıyor.
Olayın en üzücü ve düşündürücü yanlarından biri ise; Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne açık bir meydan okuma anlamı taşıyan bu yasa dışı sloganlara karşı herhangi bir resmi müdahalenin yapılmamış olmasıdır.
Bu yaşananlar; akılla, vicdanla ve hukukla açıklanabilecek türden değildir!
Şehitlerimizin kanıyla yoğrulmuş bu topraklarda, evlatlarını vatan uğruna şehit vermiş aileler var; terörün acısını yüreğinde taşıyan, yıllardır yüreği yanan bir millet var… Ve şimdi, bizlere o acıları yaşatanların sloganları, milletin iradesini temsil eden Gazi Meclis’in duvarlarında yankılanıyor!
Pes doğrusu…
Ve ben bir kez daha kendi kendime düşündüm: Türkiye Cumhuriyeti’nin kanunları, terör propagandasını açıkça suç saymıyor mu?
Neden hâlâ bu tür eylemler karşısında yasal süreç işletilmiyor?
Bu sessizlik neden?
Bu cesaret nereden alınıyor?
Biz bu soruları defalarca sorduk, yine soruyoruz; çünkü hukuk işlemeli, adalet ise gecikmeden yerini bulmalıdır!













