Yangın denilince ilk akla gelen eskiden ormanlardı, sonra mutfak yanmaya, geçim şartları ağırlaşmaya başladı. Son olarak 21 ayrı noktadan orman yangınları başladı. İçeriden başlayarak kıyılara doğru kese kese, yaka yaka ağaç bırakmayacağız bu gidişle. Neyse ki bahçelere ağaç dikiliyor da yeni doğanlar ağaç nedir görüyor.
21 ayrı noktadan çıkan bu felaket her zaman olduğu gibi ciğerimizi yaktı. Bir kısım medya bu işi uçak var yok mevzusuna getirip hükümet aleyhine dönüştürmeye çalıştı. Diğer bir kısmı da hükümete bulaşmaması için gayret sarfetti. Her ne olursa olsun yeri doldurulamayacak ölçüde ormanlarımız yandı.
Medyadan okuyoruz, bir bölge de mangal yakarken yanmış. Zehir zıkkım yiyesin. Bir bölgede neymiş 9-10 yaşlarında iki çocuk kitap yakarken ormanı yakmışlar. Kitap yakmanın bile ne denli hata olduğunu, kitapların okunmak için basıldığını öğretemeyen o aileye ve onları eğitemeyen öğretmenlerine de yazık…
Yıllardır ormanlık alanlar yanınca hemen il değerlendirmeler otel yapmak, konut alanı açmak için yakıldığı yazılır, söylenir. Bu gerçek mi? Bunu kimse araştırmaz, ortaya bir veri koymaz. Misal şimdiye kadar yanan ormanların yerine ne yapıldı?
Bir kesim Yunan gizli servisinin işi derken bir diğeri terör örgütünü işaret ediyor. Demek ki ellerinde bilgi var. Böyle bir bilgi varsa derhal gereği yapılmalıdır. Gereği ise nota vs vermek, büyükelçiyi çağırıp teessüf etmek değil. Kısasa kısas. Misilleme. Evet değerli okur biz de sizinle aynı kanaatteyiz, 21 ayrı noktadan aynı anda yangının çıkması asla tesadüf olamaz. Ama dünyanın sayılı istihbaratı diye övündüğümüz teşkilat çözmez, tedbir aldırmazsa daha çok ormanı kaybederiz.
Kanada yeşilliği ile bilinir. Yüzde yetmiş ağaçlık, ormanlık. İnanın bir dal koparamazsınız. Bir dal. Büyük ceza kesilir ve tahsil edilir. Hiçbir medeni ülkede sigorta, vergi, trafik cezaları vs. Devlete ödenmesi gerekenlere af çıktığını duydunuz mu? Bizde orman yakan suçüstü yakalandı diyelim, mangal yakarken yaktı, cezası ne, şimdiye kadar kime ne ceza verildi ve hala hapiste olan var mı?
Ormanı yakan en az 30 yıl hücrede kalmalı ki ibret alınsın.
Efendim söndürme uçağımız yok, olsa yangınlar hemen söner diye uçuk bir iddia var. Elbette söndürme uçağı çok faydalı olur ama düşünün bir uçak ne kadar su alabilir, o suyu ne kadar sürede doldurabilir, bir uçak in kalk derken kaç kez bunu yapabilir? Oysa helikopterler en yakın su alanından iniş yapmadan su alıp yangın bölgesine ulaşıyor.
Tamamen kalkması gereken hava kurumu başkanı evlatlığının düğününe gitmiş diye linç ediliyor. Düğüne gitmese ne yapacak ki? O kurum yıllarca emekli askerlerin(subay ve paşa) ve onların mahdumlarının eğlencesi olmuş, 28 Şubat döneminde deri toplamaya tek yetkili kılınarak, fitre ve zekât toplatılarak(laiklik nerede eyy paşalar)büyük gelir elde edilmiş ve bu iktidar dönemine kadar da böyle sürdürülmüş. Hemen İçişleri Bakanlığı’na genel müdürlük olarak bağlanmalıdır. Orada da ne yazık ki yönetim kurulları var.
Anayasa’nın 169. maddesinde ‘yanan orman alanlarının yerine sadece orman yapılabilir’ ibaresi var ama uygulanıyor mu?
Gelelim işin en önemli boyutuna. Bu ülkeden, bu ülke vatandaşlarının üzerinden büyük paralar kazananlar hadi orman için ağaç kampanyası yapın ve ilk siz bağışta bulunun. Diyanet İşleri’nin yaptığı gibi her cumadan para toplayıp imamları günlüğü 920 liradan tatillere götürmeyin. Milyon Euro kazanan Fatih Terim, Şenol Güneş, Abdullah Avcı, Samet Aybaba ve takımlardan büyük Euro alan yerli yabancı futbolcular hadi görelim sizi. Orman yapalım, yangında evini hayvanlarını kaybedenlere destek olun. Ama asla televizyonlara çıkıp yardım kampanyası başlatmayın. Önce siz verin.













