Türk futbolu ne yazık ki yaz boz tahtasına döndü. Futbol futbolcularca yönetilmeden asla düzelmez. Kulüplere bakınız, borcu olmayan kulüp yok. Oysa Ülkemiz yabancı futbolcular açısından tam bir cennet. Milyon euroları alıp vergisini vermiyorlar. Kulüpler sgk, vergi de yatırmıyorlar, ama hepsi çok büyük borçlu.
Geçtiğimiz günlerde kulüp borçlarının yapılandırılması gündeme geldi, ziraat bankası halledecek, yani bizim paramızla yine. Kulüpler birliği kulüplerden borç durumlarını talep etti. Açıklanan borçlar dudak uçuklatan cinsten. Peki devlet, maliye her kimse bu borçların dökümanını istemeyecek mi?.
Kim nereye, ne kadar borç yapmış, borç rakamları doğru mu?. Kim soracak?. Karar defterine yaz, Ahmet Beyden 3-5 milyon euro alındı diye, gerçekten alındı mı?, kim kime verdi belirsiz.
Neyse biz kulüplerin borçlarından çok yapılanmalarına dikkat çekeceğiz. Ülke futbolunu futbolcular, yerli oyuncular kurtarır. Dikkat buyrunuz, terör eylemlerinin yoğun olduğu, şehirlerimizin olduğu yıllar(bin şükür artık yok)tepki olarak maçlarda istiklal marşımız söylenmeye başlandı. Seyirci, yönetici, futbolcu bir bütün halinde milli marşımızı söylenir oldu. Ya şimdi?. Takımlar sahaya yerli oyuncusuz çıkıyor, yabancı oyuncu ağızda sakız, sırıtarak, hareket ederek marşı bitmesini bekliyor, o milli duygu sadece seyirciye ise bunu maçtan öncede yaparız, sonra da.
Ülke futbolu futbolcularla, yerli oyuncularla kurtulur. Yerli oyuncu için de alt yapı kaçınılmazdır. Şehrimizi ölçü alalım. Eskiden kulüp alt yapıları önemliydi, çocukların, gençlerin öğreneceği bir okul, hedefleyeceği kulüp vardı. Yaz okullarına bakın, özel okullar ful dolu. Oysa Erciyesspor tesisleri atıl duruyor. Mehmet Bulut'u iyi bir maaşla, yani o göreve verilen önemi gösteren bir maaşla o tesisin başına getirseler, ekibini kursa. O kadar çok işsiz hoca var ki şaşarsınız. Kategorilere ayrılsalar, miniklerden başlasalar, kademe kademe yaş gurupları olsa, sizce futbolcu yetişmez mi?. Hangi lig olursa olsun son yıllarda görev alan, transfer olan, oynayan bir Kayseri'li var mı?.
Minik yavrularımızın hedefi de yok. Büyüyecek, öğrenecek ve bir üst takıma geçecek. Sonra A takımı, bundan büyük hedef olur mu?. O çocuklar maçlarda top toplar, oyuncuları yakından görür, hedefi olur.
Ağzımız açılınca kulisimiz yok, o nedenle hocalarımız takım çalıştıramıyor diyoruz. Ama bunu diyenler biz ne yaptık ki demelidir. Ne yazık ki futbolumuzda menajerler çok etkili. Her kulüpte birden fazla menajer var, transferleri onlar yönlenidiriyor. Bizim hocalar da menajerler le çalışmalıdır ki tanınsınlar, bilinsinler. Yalnız hiç bir Kayseri'li hoca Kayseri takımlarını hedeflemesin, olmaz. Nedenini bilemiyoruz ama, kulüpler istemiyor, tercih etmiyor. Seyirci hiç istemiyor. Misal Ertuğrul Sağlam geldi, Samet geldi çok başarısız oldular, aynı durumda memleket çocuklarından biri olsaydı?.
Kulüplerin kurtuluşu sabırla alt yapıda ısrarla olur. Uzun yıllar yatırım yapılır, sabırla yetişmeleri beklenir. Alt yapının başına getirilecek hoca a takım hocası gibi maaş almalı, aynı değeri de görmelidir. Karın tokluğuna, el gördülük alt yapıdan yetişmiyor işte.
Büyük taraftarlara sahip takımların yaptıkları transferlere kim dur diyecek?. Verilen paralar çok büyük. O parayla ülkemizde ne fabrikalar yapılır, ne eğitim yuvaları, hastaneler yapılır, dar gelirli gençlere burslar verilir. İyi de kıymetli okur bu kadar büyük euro cinsi para alanlar ne kadar vergi veriyor?. Verilen ülkemizin parası. Kim cebinden veriyorsa vergisine bakılmalıdır. Cebinden veren borç veriyor, ya vergisi?.
Günün sözü ; İnsanın kazandığı paradan değil, paranın kazandığı insandan kork..













