Toplum olarak son derece gergin bir nesil haline geldik. Bakınız kadın cinayetlerinden tutunuz, sağlık çalışanlarını darp etmeye kadar.(Şehir hastanesinde kayıt yapanların nazik,saygılı olmaları gerekir.)
Bu gerginlik, adına psikoloji bozukluğu, korona, işsizlik, ekonomik durum ne derseniz diyelim ne yazık ki gergin, hoşgörüden uzak bir toplum olduk. Bu gerginliği de hayatımızın her alanına yansıtıyoruz. Tahammülsüzlük had safhada.
Trafik, her geçen gün araç sayısındaki artış, göç alan bir şehir oluşumuz nedeniyle hızla artış gösteriyor. Zaman zaman yığılmalar olsa da çok uzun beklenilen yer yok, ama tahammülsüzlük var.
Trafik yoğunluğu, işaret vermemek, yol vermemek gibi etkenler insanları geriyor ama bir bu kadar önemli sorun da hatalı yapılan park. Araç süren herkesin başına mutlaka gelmiştir. Kendimizden örnek verelim. Yöneticiliğini yaptığımız bir kamu kuruluşunun park alanına aracımızı park etmiştik. Başkan çağırıyor denilince hemen aracımızın yanına gittik. Sürpriz, tam arkasına araç park etmiş, hem de ana yola. Aracı itmeye kalktık, mümkün değil. Tam yarım saat sonra eşiyle birlikte alışverişten gelen şeye, “Beyefendi böyle araç konulur mu, acil işi olan, evi yanan, cenazesi olan nasıl çıkacak?” dediğimizde çok kibar cevap vermişti. “Bekle”...Eşi müdahale etti de sürüp gitti. Bu anlatılan kimseye yabancı değil. Mutlaka başına gelmiştir. Mesela gecenin bir yarısı misafirlikten giden kişi neden korna çalar?
Gece gündüz demeden şeyler neden son ses müzik açıp gezer? Hatta düğünlerde, sünnetlerde araç konvoylarına bakın, koca koca insanlar korna çalarak tura çıkıyorlar. O kornalarla anlatılan nedir, nereye, ne yapmaya gittiklerini mi belirtiyorlar?
Toplum olarak zaten gerginiz, yapmamız gereken bu tür davranışları en aza indirmek, hoş görmek. Çok kaza bela savuşturur. Mesela karşıdaki kişi sizi hatalı görüp korna ile el kol hareketleri ile taciz ederse ya bakmayın, ya da tamam, pardon gibi bir işaret verin sürün gidin.
Medyada sürekli görüyoruz hiç tanımadıkları insanları yol verme, hatalı park nedeniyle öldürenler oluyor. Bir gün aynı işlemle karşılaşacağımızı düşünerek, bizim aracın arkasına park etseler ne yaparız diye düşünerek hatalı park yapmayalım. Pek çok yerde aracın arkasına, yanına araç park etmesinler diye aracın arkasını dışarıda bırakanlar çoğaldı, haklılar.
Eskiden itfaiyece cankurtaran öncelikli araçlardı. Şimdi ilk sırada halk otobüsleri, servis araçları var. Sıkıysa çekilme, bela hazır.
Siz siz olun, ne ile karşılaşırsanız karşılaşın, trafikte yol benim, benim hakkım demeyin. Ana arterden gidene ara yoldan çıkan araç sürücü yol benim derseniz baban mı yaptırdı der. Çünkü görgü, hoşgörü insanlar içindir, insan olmayan zaten uymaz...
Günün sözü :Şahidi Allah olanın hakkı kimsede kalmaz..













