Dün yayınladığımız yazımıza bugün de devam edeceğiz. Anımsarsanız ailelerin yavrularına sahip çıkmalarının önemini vurgulamıştık. Dikkat buyurunuz, gece vakti ufacık çocukları sokaklarda oyun oynarken görüyor musunuz? Bu da soru mu demeyin. Elbette görüyoruz, dikkat edilirse bu çocuklar eğitim ve ekonomik durumları yüksek ailelerin çocukları değiller.
Misal hiç ışıklarda zengin çocuklarının mendil satma bahanesi ile dilendirildiğini gördünüz mü? Aynı şekilde düğün konvoylarının önlerine para için atlayan zengin çocuğuna şahit oldunuz mu? İşte sorumsuz aileler, ilgisiz aileler çocuklarını minicikken bedava para bulmaya alıştırıyorlar.
Her anne ve baba şu gerçeği göz ardı etmemelidir. Çocuk yapmak, doğurmak ve doğurtmak marifet değildir. Allah’ın emanetlerine nasıl sahip çıkıyoruz, hesabını tek tek vereceğiz. Yalın ayak, kirli kıyafetlerle para dilenen, araçların önüne atlayan bu çocuklar hızla okuma arzularını yitirmekte ve kolay kazancı tercih etmektedirler.
Analar, babalar çocuklarımıza şunu öğretelim. Bakınız ağzından bal akıtan bal arılarına iyi bakın. Kuyruklarında iğne var görün.
Mendil satma bahanesiyle dilenen minicik bedenler, sapıklar karşısında yem değil nedir? İstismara uğrayan minik bedenler, medyadan takip ettiğimiz kadarıyla dar gelirli ailelerden oluşuyor. Eğitimli ailelerde pek rastlanılmıyor.
Sapıklığın, yani çocuklara şehvet duyan babası belli olmayan kişilere ne yapılmalı? Bize göre ne ceza verilecekse net olunmalı. Yani istismar söz konusu ise, idam ise derhal idam, hadım edilmek ise derhal hadım edilmeli. Ama, fakat, iyi hal gibi saçma gerekçelerle adamına göre işlem yapılacaksa ceza tespitinin hiçbir anlamı yoktur.
Önce aileler kendilerinden fedakârlık yapıp evlatlarıyla yakından ilgilenecekler. Elin adamından amca dayı olmayacağını öğretecekler.
Bakınız ailelerin en büyük hatası nedir? İlgisizliğin yanı sıra çocukları ‘polis geliyor, polise veririm’ diye korkutmalarıdır. Hem polisi öcü gibi göster, başın sıkışınca polise koş. Neden çocuklarımız polisten korksunlar? Tam tersi olmalıdır, çocuk polisi sevmeli ona koşabilmelidir.
Çocuklarımıza karşı yapılan istismar, her nerede yapılırsa yapılsın, kim yaparsa yapsın asla ört bas edilmemelidir. Bu ister yuva, ister mektep, ister dernek olsun. Ailelerin sahip çıkmaları, kiminle arkadaşlık yaptığını takip etmeleri toplumsal bilinci de beraberinde getirecektir. Aile sahip çıkarsa, toplum da sahip çıkar. Böylece sadece çocuk istismarının önlenmesi değil, tüm ahlak kurallarının yeniden tesis edildiği sistem oluşur. Ne çocuk istismarcısı kalır ne de ensest vs pislikler.
Öyle ise yapılacak işlem, önce sapıklığı önleyecek tedbirler almak, ailelerin duyarlı olmasını, ilgili aileler olmasını sağlamak, toplumu bilgilendirip nasılsa benim değil bana ne vurdumduymazlığından uzaklaştırmak ve çok net ceza uygulamaktır. Aileler, kimin sapık olduğu belirsiz, önce siz çocuklarınıza sahip çıkın ki toplum size destek olsun.













