Doğru kullanılması halinde sosyal medya bir derya ama yalan ve provokasyona kalkışanlar için de bulunmaz bir yer. Geçtiğimiz hafta şehrimizde çekim yapan bir ekip vardı. Soru tek cümleden oluşuyor ama kelimenin tam anlamıyla provokasyon sorusu. Amaç milleti galeyana getirmek ve hakaret ettirmek. Elbette kendi adamlarından bazıları hakaret sözcükleri etse de özellikle gurbetçiler “Cennet vatanın kıymetini bilin gaza gelmeyin” dediler.
Sadece ülkemiz ormanları değil başta Amerika olmak üzere pek çok ülkede ormanlarda yangın var. Bu yabancı mecralarda yer alan görüntü ve resimleri işte memleketim diye paylaşmak vatan hainliğidir. Avustralya’da ormanlar neredeyse 1 yıl aralıksız sürdü. Hep bir olalım, birlik olalım önce yangını söndürelim demediler, neymiş Türk Hava Kurumu uçakları uçsaymış yangınlar hemen sönermiş. Arkadaşlar ilk yangın Yahyalı’da başladı. Açın Belediye Başkanı Esat Bey’e sorun, yangın sırasında rüzgârın hızı ne kadarmış?
Uçaklar, helikopterler, tomalar ve kahraman itfaiyeciler nasıl canla başla çalıştılar. Kayseri Büyükşehir İtfaiye görevlisi yanan ayağına bez bağlayıp yangına koştu, bir başka ilin görevlisi yangının ortasında kalan aracı terk etmesi isteğini geri çevirdi ve bu araç milletin emaneti dedi.
Şimdi meydana çıksanız ve halkı galeyana getiren soru sorsanız cevaplar doğru yanlış ayırımı yapılmadan acımasız olur. Mesela Suriyeli biri bizim kızlara saldırdı, Afgan genç hemşehrilerimizi bıçakladı deseniz ve soru olarak da Afganlıları istiyor musunuz deseniz cevaplar evet olur mu? Çok ağır sözler olur, peki yalan ise...
AK Parti İl Başkanı şehrimizde görev ve yayın yapan tüm medya organlarını toplantıya davet etti. Bu yalanları ve provokatörleri ortaya döktü, kanmayın, inanmayın dedi. Sosyal mecra öyle ilginç bir yer ki değerli okur, Meydan’da bir yalan at eve gitmeye sen de inanırsın.
Hangi partiye hizmet ettiği belli olan, o partinin il başkanı ile yemekte buluşan bu kişi elini kolunu sallayarak şehrimizi karıştıramamalıdır. Yangınlar ülkeyi sarmışken uçağımız yokmuş ne dersiniz diye soru olur mu? Milletvekilinin biri iki gazeteciyi almış ve yangın var uçak yok narası atıyor, muhabir de havadaki uçakları gösteriyor. Garip değil mi? Bundan bile siyaseten rant umuyorlar.
Çalışın, proje üretin, birlik beraberlik içinde olun, her şeye karşı olmak yerine olumlu bulduklarınıza destek verin. Mesela yangının solu sağı olmaz, ülkem yanıyor diyip destek olunmalıyken, vay uçak yok, şu yok bu yok. Ülke kötülemek size oy olarak dönmez.
Devletimizin acilen sosyal medyayı disipline etmesi gerekli ve şarttır. Sahte hesaplar açıp millete sövmek, karalamak, yalanlar atmak, başka ülkelerde olanları ülkemizde olmuş gibi paylaşarak milleti gaza getirmek bu kadar kolay olmamalıdır. Her hesap kime ait ise belli olmalıdır.
Başka illerden gelip kimse Valilik izni olmadan dilediği gibi çekim, röportaj yapamamalıdır. Mesela o kişiye kucak açan il başkanı hakkında bel atı vs bir iddia atılsa ne yapar? Tüm hesap ve beklentileri yatar mı? Belki sokağa çıkamayacak kadar geniş kitle bu yalana inanır. Basit, provoke edici eylem ve söylemlere itibar edilmemeli, gün gelip o tür iddialarla kendilerinin de karşılaşacağı unutulmamalıdır. Geçtiğimiz aylarda bir il başkanı ve aynı partinin belediye meclis üyesi karşı karşıya geldi. İddialar çok feci. Kim haklı?
Ucuz etin yahnisi olmaz derler, ucuz siyasetin kimseye faydası yok. Meydan’da provokasyon amaçlı tek soruluk, başka konular konuşanları susturarak yapılan program sırasında istenmeyen olaylar olsaydı, kavga, yaralama vs, sorumlusu kimdi? Hesabını kim verecekti? Şehrimiz medyasından bu durumları yapacak düşük insan yok, başka illerden gelenlere de izin alma şartı getirilmelidir. Bu beyler kim, tanıyan, bilen var mı?
Kayseri’de Üniversite Tıp Fakültesi’ne Suriyeli ve Afganlıları sınavsız alıyor diye atın yalanı, eve gitmeye siz de inanırsınız. Gaza ve dolduruşa gelmeyelim, memnunsak da değilsek de seçim zamanı gerekeni oy atarak yaparız diyelim ve huzurumuz için bu tür eylemlere tenezzül etmeyelim.












