Her anne baba çocuklarının iyi bir eğitim almasını, meslek sahibi olmasını ister, arzular, hayaller. Bu uğurda da her türlü fedakârlığı yapabilmektedir. Özel hocalar, dershaneler… Yemesinden içmesinden, giyiminden fedakârlık edip okul kazanmasına destek olunmaktadır. Bu çocuklar gece gündüz çalışıp sınava girer ve kazandıkları okulları okurlar. Pek çok aile hayal ettiği bölümü, okulu kazanamasa da okuma süresince yine fedakârlığa devam ederler. Avrupa başta olmak üzere gelişmiş toplumlarda asla karşılaşamayacağımız pek çok olay ülkemizde aynen yaşanıyor. Siz hiç Avrupa ülkelerinde, Japonya’da vs. telefon dolandırıcılığı duydunuz mu? Savcıyım, hâkimim, polisim eldeki parayı, ziyneti getir diyecekler, kuzu kuzu poşete koyup verecekler. Taş atmadan, sadece oynadıkları futbol karşılığı milyon dolarları alan futbolcuların kolay kazanca tav olduklarını hiç işitemezsiniz. Zaten futbolcuların tüm kazançları vergiye tabi, bizdeki gibi vergi cenneti değil. Bu futbolcuların yatırdıkları milyon dolarların vergisi nerede diyen maliye duyduk mu?
Üniversite dedik, devam edelim. Geçtiğimiz aylarda bir sürü sahte üniversite diploması alıp profesör dahi olunduğu yazıldı,konuşuldu sonuç?... Ekonomik durumları çok iyi olan ailelerin şımarık bebelerini yurtdışında okuyor gösterip ülkemizde istedikleri bölüme kayıt yaptırdıklarını zaman zaman duyar, FETÖ taktiği der geçerdik. Hülle yoluyla, hak etmeden kayıt olan öğrencilere ne oldu derseniz, mezun oldular cevabını veririz. Tespit edilenlere ne yapıldı? FETÖ zamanında sorular verilerek komiser olanlar, üniversitelere kayıt olanlar, doktora verenlere ne oldu? En son Pamukkale Üniversitesi’nde benzer bir olay yaşandı. Kırgızistan başta olmak üzere Türk Cumhuriyeti ülkelerinde faaliyet gösteren bir grubun, üniversite sınavlarında düşük puan alan yabancı öğrencileri en az 25 bin dolar karşılığı Türkiye’deki taşra üniversitelerinin tıp fakültesi, diş hekimliği fakültesi gibi yüksek puanlı bölümlere kayıt yaptırdıkları ortaya çıktı. Şebekenin üniversitelerin sisteminde değişiklik yapma yetkisine sahip öğrenci işleri bölümleri personeli ile birlikte hareket ettikleri belirlendi. Özellikle Afrika ve diğer Türk cumhuriyetlerine kayıt yaptıran zengin çocukları bir süre sonra yabancı öğrenci gibi tıp fakültesi, diş hekimliği gibi yüksek puanla girilmesi gereken okullara alındıkları açıklanmıştı.
Pamukkale Üniversitesi’nde yaşanan rezalet tesadüfen, bir ihbar üzerine yapılan incelemede ortaya çıkarıldı. Ya çıkmayanlar, ya çıkarılmayıp da mezun olanlar? Artık duyunca şaşırmadığımız olayların yaşandığı bir durumdayız. Sahte çeklerle satılan araçlar, evler, sahte doktorlar, telefon dolandırıcılığı, tik tok rezaleti, TV kanallarında gündüz kuşaklarında yapılan yayınlar, hep birbirini aldatmayı konu edinen diziler, sosyal medya rezaletleri... Biz böyle değildik, böyle olmamalıyız.
GÜNÜN SÖZÜ: İnsanlar layık olmadığı şeyleri taşıyamaz; bilgi fazla gelirse kibirlenir, haksız zenginleşirse görgüsüzleşir, neyin fakiri ise onun zenginiymiş gibi davranır…













