Şehâdet kelimesi, dilimizde çok kullanılan kelimelerden birisidir. Arapça kökenlidir.
TDK'ye göre şehâdet kelimesinin anlamı şu şekildedir:
- Tanıklık
- Yüksek bir ülkü uğrunda ölme, şehit olma
İman sahibi insanları, düşmanlarına karşı üstün kılan en mühim sır, “Ölürsem şehidim, kalırsam gazi!” inancıdır. Bu durum, âyette “İki güzelden biri” şeklinde ifade edilmiştir. Yani, mü’min için savaş sonucunda elde edilecek iki güzel mertebe; ya galip gelmek ya da şehâdet şerbetini içmektir. Şehâdet: Hak yolunda, vatan uğrunda canını feda ederek ölme, şehit olma demektir.
Şehâdetin Allah katında kadri ve kıymeti pek yücedir. Ahirette en büyük rütbenin peygamberlikten sonra şehitlik olduğu belirtilmektedir.
Cenab-ı Hak; “Allah yolunda öldürülenler için “ölüler” demeyin. Hayır, onlar diridirler, fakat siz bilemezsiniz.” buyurmaktadır.
Allah yolunda ölmek, yani şehit olmak sıradan bir iş değildir. Bunun içindir ki, her mü’min, şehit olmayı bin can ile arzu eder.
“Cennete giden hiç kimse, yeniden dünyaya dönmeyi ve dünyalık adına herhangi bir şeyin kendisi için olmasını istemez. Şehit olan kimse bunun dışındadır. O, gördüğü o büyük mükâfattan dolayı, on defa (Allah yolunda) ölmek için dünyaya dönmeyi temenni eder.”
Din, iman, Kur’ân ve vatan müdafaası için savaşmak cihad; böyle bir savaşta ölmek ise, mânen dirilmek olan şehitlik; yani, şehâdet şerbeti içmektir.
İslâm ve Osmanlı tarihine bakıldığında, Müslüman’ın ordusu pek çok defa, askerî teçhizatı kendisinden çok daha güçlü olan birçok orduyu hüsrana uğratmayı başarmıştır.
Onları zafere götüren saik, tevekkül ve Allah’a olan imanlarıdır.
Bunun en önemli örneklerinden biri ise birçoğumuzun kullandığı, ama manasını ve nereden geldiğini bilmediğimiz “Şehâdet şerbeti” deyimidir.
Savaşlarda yaralanan, ancak yarası ağır ve -zahiren- kurtulma ümidi bulunmayan askerlere, hekim, yanında taşıdığı ve ‘Hekim Matarası’ denilen mataradan, son anlarında ağzı tatlansın diye şerbet verirmiş. İçenler de öleceklerini anlarmış. Bu sebepten, şerbete, “Şehâdet şerbeti” denilmiş.
Bu şerbeti sıradan şerbetlerden ayıran ve özel kılan iki şeyden birincisi, şerbetin zemzem suyu ile hazırlanması. İkincisi ise, sadece son nefesten önce içilmesi / içirilmesi!
Yani, dünyadaki son yudum… Ailemiz, şehitlerimiz ve tüm geçmişlerimiz içi bir Fatiha okuyalım...













