Şehrimizde yapılan pek çok açılış, temel atma törenlerinde sunucu olarak görev aldık. Sadece 10. Cumhurbaşkanı hariç. İlk Cumhurbaşkanlığı sunumu yapmadan önce dönemin Cumhurbaşkanlığı Protokol Genel Müdürü’ne “Nasıl sunum yapabiliriz?” diye sormuş ve ondan da “Cumhurbaşkanı törendeyse cumhuru yani herkesi temsil ettiği için sadece Sayın Cumhurbaşkanım demelisiniz. Başka törenlerde ise görev anlamında en üst söylenir, mesela sayın bakanım değerli konuklar denir” diye öğrenmiştik.
Bunu neden yazdık?
Şimdi ülke genelinde yapılan törenlerde gerek sunucu ve gerekse de konuşmacı uzun uzun sayınları sıralamaya başlıyor. Arada unutulan olursa gönül koyanlar, kulağa fısıldananlar(efendim filancayı unuttunuz). Hiçbir gelişmiş ülkede göremeyeceğimiz bir takdim töreni.
Protokol, törenlerde uyulması gereken kurallar ve yapılan anlaşmanın metne dökülmesi olarak kullanılmaktadır. Elbette makamlar ve insan olmanın nezaketi gereği saygı göstermek, görgü kurallarını bilmek şarttır.
Bizim yazı konumuz bunun abartılması. Mesela bir cenaze töreni yapılacak. Makam mevki sahipleri ya önceden gidip en önde saf tutup namaza girmezler, ya da kendilerinden önce bir görevli saf tutar, makam sahipleri sonradan gelir o görevlinin yerine geçer. En önde olmak neden bu kadar önemli? Cenaze sahibine taziye mi, çevreye, medyaya görünmek mi?
İnsanlar hayatları boyunca asla eşit şartlarda bir hayat sürmüyorlar. Mezarda eşitiz demeyelim, orada da fark var. Ekonomik duruma göre mezarlık yeri, mezar yapılması farklı. Bu nedenle merkez mezarlığı pahalı bulunuyor. Dar gelirli aileler kenar mezarlıklara yönleniyor.
Her şey farklı da eşit olduğumuz, zengin fakir ayırımı olmayan bir yer yok mu? Anıt mezar da olsa, en pahalı yerde, en gösterişli mezar taşları da olsa çok şükür herkesin eşit olduğu yer var, toprak...
Yazı konumuza dönelim ve bitirelim, ülke genelinde yapılan tüm törenlerde isim sayılması öyle abartıldı ki bu düğünlere yansıdı. Salon düğünlerinde kompleksli aileler makam sahiplerini anons ettirmeye başladılar(Filanca şu anda salonumuza teşrif ettiler, hoş geldiniz Sayın...). O gelen sayın da diğerleri ne?
Bu anons işini kuralmış gibi, kanun maddesi gibi algılamayalım, zaman geçirmeyelim. En üst makam yani örneğin “Sayın Büyükşehir Belediye Başkanım, sayın davetliler, hoş geldiniz…” İşte bu kadar.
Anlaşılan ve görünen o ki, bu bakanlık tarafından yazıya dökülmez ise abartılarak sürecek. Tüm hayat protokol olsa da mezarın içinde yok, tek teselli bu olsa gerek...













