Yıl olarak korona nedeniyle iyi anılmayacak bir yılın, hiç de iyi anılmayacak bir ayını geride bırakıyoruz. Döviz kurundaki inanılmaz yükseliş, fırsatçılara gün doğmasına neden oldu. Döviz yükseldikçe herkes sattığına hemen roket hızıyla zammı koydu. Stokçuluk had safhaya ulaştı. Sıfır araçlar, kiralanan binaların bodrumlarına istiflendi. Yağ, un, şekerden tutun tuvalet kâğıdına kadar her şey nasibini aldı.
Oysa satılan, istiflenen, depolanan, raflarda yerini alan her şey döviz kurundaki yükselişten çok önce üretilmişti. Vicdanları kadar ömürleri olasıcalar tüm fiyatlara utanmadan sıkılmadan, helal haram demeden koydukça koydular.
İstanbul Sanayi Odası Başkanı Bahçivan, iktidara şirin görünmek için zamlar insin çağrısında bulundu. Oysa kendi ürettiği eski kaşarı 350 gramı 88.50’den satarken, aynı kalitede rakip firma aynı gramajdaki peyniri 38.75’den satıyordu.
Hemşehrimizin başkanı olduğu esnaf başkanı zamlara karşı çıkarken, ortağı olduğu makarna fabrikasında 500 gr makarnanın 6.95’ten satışını görmüyor, aynı kalite ve aynı gramajda bir başka makarnanın 3.95’ten satılıyor olması kimsenin yüzünü kızartmıyordu.
Dövizde yaşanan bu olağan dışı yükseliş ilk anda farklı gelişmeler yaşattı. Mesela ana muhalefet lideri başkan adayı olabileceğini, yaptığı toplantılarda ağır eleştiri ile gündem belirleyen kişi olmak üzereydi. Olamadı...
İktidara oy verenlerde dahi bir yılgınlık olurken, bazı sıradan insanlar, buraya kadarmış demeye başladılar.
‘Bakanlar, başkanlar neden değişiyor?’ sorusu sorulmaya başlandı. Ama unutulan bakanları, başkanları biz seçmedik. Seçtiklerimiz bize hesap verecekler, atanmışlar değil. O nedenle de seçtiklerimiz, çalışma arkadaşlarını kendileri seçecekler. Uymayanları değiştirecekler.
Dövizdeki bu hızlı artış roket hızı ile fiyatlara yansıyıp yansıtanlara büyük oranda para kazandırdı. Helal değilse yiyemezler inşallah. Peki, döviz kurlarındaki büyük düşüş paraşüt hızıyla dahi neden yansımadı? Bu nasıl Müslüman toplumu?
Cuma vaazlarında, hutbede neden bu zamlar gündeme getirilmez?
Özellikle her sokağa açarak ne bakkal ne de yerel market bırakmayan binlerce şubeleri olan marketler nasıl ve kim tarafından denetlenecek? Bize göre bu yetki acilen ivedilikle valilere ve belediye başkanlarına verilmeli, vergi memurları da dahil edilerek üçlü oluşumla sadece bu marketler değil, vatandaşa hizmet iddiasında bulunan tüm işletmeler denetlenmeli, ibretlik cezalar verilmelidir.
1 ay önce kilosu 80 lira olan kahve şimdi 150 lira olmuşsa bunu birinin izah etmesi gerekir. Gerçekten bir fincan kahvenin artık hatırı büyük…













