Uzun bir tatil sürecinden sonra okullar eğitim ve öğretim hayatına başladı. Başlaması ile birlikte de tartışmalar alevlendi. Kimi eğitim sürecinin uzun olduğundan, kimi kısaltılmaması gerektiğine, okul kıyafetleri, öğretmen kıyafetleri vs.tartışılır oldu. Bize göre bir önemli husus da okul kantinleri olmalı.
Özel okul kantinleri son derece temiz ve bol çeşitli, zira öğrenciler müşteri. Devlet okulları nasıl ve kim tarafından denetleniyor?. Denetleme ilk başta öğrenci velilerinden başlamalıdır. Her ana baba çocuğunu okula götüren servis sürücüsünün kim olduğu, araç kullanırken sigara vs.içip içmediğini takip ve kontrol ederek denetim görevine başlamalıdır. Daha sonra, çocuğun cebine günlük harçlık koyarken, bunu nasıl ve ne alarak harcadığına bakmalıdır. Okul kantinlerinde nelerin satıldığını, nelerin satışına izin verildiğini, hijyen şartlarına uyumu ve fiyatları aileler kontrol ver takip etmelidir.
Okul kantinlerinde nelerin satılıp satılamayacağı liste halinde zaten yayınlanıyor. Buna uyum olup olmadığını ilk denetleyecek mekanizma öğrenci velileri, sonra okul idaresi olmalıdır. Efendim biz kiraya verdik işimiz bitti diyememelidir. Elbette daha sonraki görev de belediye yetkililerine kalmaktadır. Tutup da esnaf odası denetleyecek değil ya..
Şehrimiz büyükşehir olunca bürokraside arttı. İl milli eğitim şehir merkezine yetecek durumdayken merkezde ilçe müdürlükleri kuruldu, bir sürü yetkili, müdür yardımcıları, şube müdürleri, şefler oluştu. Milli Eğitim Müdürleri bu yetkililere denetim görevi vermeli, onlar da sık sık okulları, öğretmen ve öğrenci kıyafetlerini, kantinleri denetletmelidir.
Diyelim ki okul kantinleri denetleniyor, bitti mi?. Elbette hayır. Okul çevresinde bulunan dükkanlar da denetlenmelidir. Bazı okul çevrelerinde bakkal türü yerlerde açık sigara satıldığını duyuyoruz. Bu tür yerlerden yavrular neler alıp yiyip içiyor bakmalı ve kontrol edilmelidir.
Bir şehirde esnaf ne ise, kantin işleten de odur. İstisnai olarak haberlerde görüyoruz, okul idarecileri çay kahve, misafir ağırlamalarını kantinde yıkmışlar. Elbette buna tenezül edecek okul idarecisi çok azdır. Kantini kendi keyfine göre kullanan idarecinin kantinciye diyeceği bir şey olamaz. O da dilediği gibi alır satar, kazancına bakar.
Görüldüğü gibi asıl görev ana babalara düşmektedir. İlgili ailelerin öğrencileri ile öğretmende ilgilenir, akran zorbalığı da olmaz. O halde aileler sık sık okula gidip servisten başlayarak denetleme görevini yapmalıdır. İlgisiz aileler ne yazık ki ilgili öğretmen arıyor. Önce siz ilgilenin ki öğretmen tamamlayıcı olsun. Ne dersiniz?.
Günün sözü:
Reklamı yapılan hiç bir şeyi çocuklarınıza yedirmeyin..













