Pazarlama amaçlı günlerin icat edildiğini hepimiz biliyor ve görüyoruz. Babalar günü, anneler günü, öğretmenler günü, sevgililer günü vs. Liste uzadıkça uzar. Bu günlerden iki gün önce diyelim bir adet gül 200 lira ise, bir gün önce ve aynı gün en az 500 liradır. Keriz silkeleme gibi.
Oysa hiç bir anmanın, baba, anne, öğretmen, sevgili bir gün ile sınırlı olmayacağını, olamayacağını herkes bilir. Dar gelirli ailelerin okuduğu öğrencilerden sınıf anneleri, öğretmenler gününde hediye için para toplar. Zengin okullarında elbette pahalı hediyeler ailelerce takdim edilir. Okul boyutu kısaca böyle.. Gelelim asıl meseleye.
Madem ki özel bir gün ilan edildi, mademki protokol üyeleri ,oda başkanları demeç sırasına girdi, sadece demeçle sınırlı kalmamaları gerekmez mi?. Esnaflar ,odalar o güne özgü öğretmenlere indirim uygulayamazlar mı?. Siz de diyeceksiniz ki gül için 4 misli fiyat artıran indirim yapar mı?. Yapmaz, yapmıyor. Öyleyse laf olsun diye neyi kutluyorsunuz?.
Kıymetli okur bir toplumda en saygın, en saygı gören meslek öğretmenler olmalıdır. Pek çok Avrupa ülkesinde hem maaş ve hem de itibar açısından öğretmenler en önder yer alır, almalıdır. Şimdi bakıyoruz kimse meslek erbaplarını beğenmiyor, nasıl okumuşlar, nasıl diploma almışılar diye şaşırıyorlar. Onları kim yetiştirdi sorusunun cevabı öğretmenler, öğretmenleri kim yetiştirdi?.
Bir ülkenin en önceliği hukuk denir doğrudur, ama hukuku yorumlayacakları da öğretmenler yetiştirdiğine göre öncelik eğitim olmalıdır. Bizde her gelen bakan yeni bir sistem deniyor. Şimdi akran zorbalığı için okula başlama yaşını büyütüyorlar. Hiç mi merak edilmez, girmeye çalıştığımız Avrupa, Amerika eğitim işini nasıl çözmüş. Japonya eğitim sistemini okuyun, çok şaşıracaksınız.
Sistem öğretmen odaklı kurulmuş, iyi değil, çok iyi seçilen ve yetişen öğretmenler hak ettikleri maaşlarını alıyor, araştırma. Bilimsel çalışmalar yapıyor ve sadece eğitime odaklanıyor. Düşünün çocuğunuzla bir restorana, kafeye gittiniz ve çocuğunuza gündüz ders anlatan öğretmen kafede garson ne yaparsınız?. Elbette garsonluk ayıp değil ama demek ki aldığı maaş yetmiyor.
Son yıllarda asla tasvip etmediğimiz şey ise öğretmenlerin kılık kıyafetleri.. Erkekler takım elbise ve kravatlı, hanımefendiler şık ve bakımlı idi. Ya şimdi?. Dışarda bedenen kazma sallayan biri derse girmiş gibi. Kendine ve mesleğine saygı duyan çoğunluğu da oluşturan öğretmenlerimizi ayrı tutuyoruz. Kirli sakal vs. yakışmıyor. Eğitimde mutlaka bir sistem olmalı ve asla değiştirilmemeli, öğrenci eğitimi değil, öğretmen eğitimine önem verilmelidir. Bu kadar kolay sınıf geçilip üniversite bitiriliyorsa liyakat mümkün olamaz ki..
Sözün özü, eğitimin, hukuk vs. alanında mutlaka bir sistemi olmalı, öğretmenler çok iyi yetişip en fazla maaş alan meslek olmalı, öğretmenlik mesleğine giril tıp kalitelerinden daha zor olmalı ve çok iyi yetişen öğretmenler de iyi öğrenciler yetiştirmelidir. Okullar yeterli olsa, veliler neden kurs merkezlerine onca para ödesinler?.
Yazımızın başına dönersek, madem öğretmenler günü kutlanacak, bir maaş ikramiye verilmeli, esnaf da yarı yarıya indirim yapmalıdır. Yalandan kutlamayalım...
Günün sözü: Aileler iyi öğrenmen arar, öğretmenler ilgili, başarıyı hedefleyen iyi öğrenciler arar..













