Müslümanların olmazsa olmazı başta namaz ibadetidir. Özellikle imamların kıldırdığı namazlarda başka düşüncelere dalıyoruz. Bunun nedeni ne okunduğunu, anlamını bilmiyor olmamızdır. Düşünün yıllarca namaz kılan bir müslüman, kaç kere Fatiha okumuştur, sorsak kaç kişi Fatiha’nın anlamını bilip, ona göre okuyordur?. En azından Fatiha’nın anlamını bilmemiz gerekmez mi?. Kendimizi namaza tam verip huşu içinde namaz kılmamız için önce kimin huzurunda olduğumuzu bilmek ve sonra da ne okuduğumuzu bilerek huzura durmamız gerekir. Namazda dilediğimiz sureleri okuyabiliriz ama sureleri ezberlediğimiz kadar anlamlarını da bilsek kesinlikle dalıp gitmeyiz. Cuma namazlarında bakın, imamlar ne kadar uzun sure okuyorlar, anlamı?, Allah’ımıza biz ne diyoruz?.
Dinimizin emri gereği islamın en önemli şartlarının başında namaz ibadeti gelir. Yüce dinimizin kutsal kitabında namaz ibadeti bir çok yerde vurgulanmıştır. Bilinmelidir ki namaz her müslümana farzdır. Müslümanın miracı, dinimizin temel direğidir. Bilinci yerinde olan her mümin her şartta bu ibadetini yerine getirebilir, getirmelidir de. Alınan abdest namaz vakti gelene kadar insana büyük sorumluluk yükler. Bilinçli, eğitimli toplumlar ibadet edene de, ibadet edemeyene de, ibadet etmeyene de saygı gösterir, göstermelidir de.
İbadet edene saygı deyince şunu sorgulamalıyız. İbadet edene, ibadet etmeye giden saygı gösteriyor mu?. Elbette hayır. Camiilere gidip bakalım, kim tertemiz bir kıyafetle, temiz çoraplarla camilere gidiyor?. Kim camiye gidince bulduğu boş yere oturmak yerine milletin ayaklarına basa basa, ite kalka en önlere gidiyor?. Uçak gibi düşünelim, kalkan bir uçağın önü de arkası da aynı yere gidiyor değil mi?.
Ağız dolusu geğirme yapıyor muyuz?. Kokmuş çoraplarla gidip namazı diğerlerinin burnundan getiriyor muyuz?. Evet se biz nasıl müslümanız?.
Yaz aylarında gelip camilerin wc lerinde abdest alanlar çoğunlukta. Adam abdest alıyor, kurulanmadan, çorapsız ıslak ayaklarla yürüyüp en öne gidiyor, ayaklardan akan kire secde ediyoruz, yüzümüzü, alnımızı sürüyoruz. Biz nasıl müslümanız?.
Ayakkabılarımız çalınmasın diye neredeyse baş ucumuza koyuyoruz. Müslüman müslümana güvenmez mi?. Güvenmez ettiler.
Müftümüz bu ayakkabı işini çözmeli. Nasıl demeyin, çözülür. Her cumada mutlaka ama mutlaka yardım toplanıyor. Bu toplanan yardımlardan bir cuma toplananı ile alınacak naylon poşet rulosu o camiye belki 6 ay gider. Belki diyoruz, zira hangi camide ne kadar toplandı bunu asla bilmiyoruz, açıklanmıyor. O imamın namusuna emanet. Her camiye gelen mümin bir poşet koparır, ayakkabısını içine koyar ağzına kapatır camilerimiz de ayakkabı kokusu asla olmaz. Örnekleri çok, koskoca Istanbul yaptıktan sonra..
Her müslüman farz olan, dinimizin temel direği olan namaz ibadetini, farzlarını, sünnetlerini birlikte mutlaka eda etmelidir.
Öncelik her zaman ve her şartta farzlardır. Farz kılmayan bir mümin sünnet olan teravih namazı kılması uygun değildir, olmaz diyemeyiz elbette, Rabbimiz bilir. Ama önce farzlar aksatılmadan, hakkı verilerek dosdoğru kılınmalı, sünnetler de yerine getirilmelidir.
Sadece farzları kılıp sünnetleri kaale almamak hiç bir müslümana yakışmaz. Farzlar öncelikli olmak üzere sünnetlerle dinimiz bir bütündür.
Ey iman eden dostlar, biz biz olalım dinimizin emri olan namazı asla aksatmayalım. Hiç bir vaktin hiç bir kişiye mazereti yoktur. İsteyen herkes istisnasız bu ibadetini yapar. Yeter ki yüce Allah’ın emrettiği gibi maun suresinde açıklandığı gibi samimi olalım, Allah için bu ibadeti yerine getirelim.
Günün sözü :
İyi biri oluyorsun kullanıyorlar, cömert oluyorsun aptal sanıyorlar. İnsan olmaz zor şey..













