Son söyleyeceğimizi baştan belirtelim, ülke genelinde zabıta ve itfaiye tek merkezde toplanmalı, içişleri bakanlığına bağlı bir teşkilat yapılanması sağlanmalıdır.
Avrupa Birliğine girme adına ne istedilerse kanunlaştırdık, yasalar yönetmelikler çıkardık. Almadılar. Ama kıymetli okur Avrupa Birliği uygulamalarının çoğunu biz uygulamaz olduk. Örnekleyelim; Avrupa’da polis denilince akan sular durur. Polis Avrupa olsun, Amerika olsun caydırıcı güçtür. Polisi görenin abdesti pırtar. O ülkelerde yani gelişmiş ülkelerde kanunlar insanlar için konur ve herkes için uygulanır. Yok eski vekil, yok eski hakim vs. denmez ve herkese uygulanır. Mesela trafik de ayrıcalık asla tanınmaz. Cankurtaran, itfaiye ve polis araçları hariç herkes trafikte eşittir. Milletvekillerine, hakim ve savcılara, koruma araçlarına, bizdeki gibi bir ayrıcalık asla yoktur. Hatası varsa cezasını öder. Haberlerde bazen görüyor ve çok şaşırıyoruz, hakime, milletvekiline trafik cezası kesiliyor. Bizde ?..
Zabıtaların da eskiden çarşı ağaları denir ve müthiş ağırlıkları olurdu. Belediyelerin vitrini durumunda olduklarını bilir, üniformalı olduklarında mutlaka şapka takarlardı. Şimdi saçlar bozulmasın diye sanırız takmıyorlar, zaten hiç bir caydırıcılıkları da kalmadı. Esnaf da takmıyor, tersliyor, azarlıyor.
Ülke genelinde görev yapan tüm zabıtalar belediye başkanlarının talimatları ile görev yaparlar, belediye başkanları da seçim düşüncesi ile esnafa tavizli davranırlar. Ziraat bankası civarındaki esnaflara bakınız, dükkanlarından daha büyüğü kaldırımda. Taştıkça taşıyorlar. Pastırmacıların bulunduğu alanda bu sabah 13 sucuk aracı vardı, oysa o alan insanlar için yapılmış alan olsa da yüklü araçlar çıtır çıtır kırıyor, yazık değil mi, milletin parası? Borsa bu alanların tamirini mutlaka üstlenmeli, ya da o alan mutlaka trafiğe kapatılmalıdır. Bu verdiğimiz örneği şehrin pek çok noktasında görüyoruz. Adamlar kaldırımları tutmuş, dükkanlarının önlerine merdiven, tüp vs. koyarak yola da sahip çıkmışlar.
Çoktandır şehrimizde trafik polislerini görme şansımız olmuyor. Şehir büyüdü, sayı yetmiyor olabilir. Ama en azından cumhuriyet mahallesinde bulunan kırmızı yelekli özel polisler trafiğe destek verebilir.
Belediye başkanlarının oy düşüncesi ile esnek davranmış olabileceklerini söyledik ama Valilerin de halka kendilerini sevdirme gayretleri, daha büyük ile vali olma hedefi ile onlarda popilist davranabilir dediğinizi duyar gibiyiz. Ama içişleri Bakanlığı böyle bir yapılanma yaparsa polis ve zabıta için meslek yüksek okulları açıp elemanları buradan alırsa, polis yetkileri artırılıp caydırıcı unsur haline getirilirse her şey düzene girer.
Piyasanın düzene girmesi için topu sadece belediyelere atmak haksızlık olur. Odalar nede topa girmez?. Hiç ey esnaflarımız, dükkanlarınızı kaldırımlara çıkarmayın, yollara merdiven ve koyup kimseye engel olmayın, sucuk arabalarını o alana sokmayın diyen ne oda duyduk ne de borsa. İşin kolayına kaçıyor ve oy verdik diye belediyelerden hesap soruyoruz, belediye gereğini yapsın, biz seyredelim.
Sözün özü, polis teşkilatı yeniden elden geçirilmeli, elini güçlendirecek yasalar çıkarılmalı ve polis caydırıcı güç haline gelmeli. Zabıta ve İtfaiye de İçişleri Bakanlığına bağlanmalı, bir genel müdürlük altında tek merkezde toplanmalıdır.
Günün sözü:
İnsanların vefası sana değil, sana olan ihtiyaçlarınadır. İhtiyaçlar bitince vefalarda biter.













