Son yıllarda şehrimizin gündemini en çok işgal eden konu Hızlı Tren oldu. Şehrimize gelen her siyasi, her mitingde, her toplantıda hızlı tren müjdesi vererek beyinlere kazıdı. Hayatlarında hiç hızlı trene binmeyecekler dahi hızlı tren türküsü söyler oldu.
Hızlı tren konusunda başta Mehmet Özhaseki olmak üzere büyük gayret sarfedildi ve ediliyor. Büyük bir maliyeti olan hızlı tren yolların yapımı, tüneller açılması, viyadükler vs. derken büyük bir yatırım. Bir Kayseri milletvekilinin hızlı trende bir şey yapılmadığı gibi aslı astarı olmayan, gerçek dışı iddialarına şehrimiz milletvekili, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Özhaseki gerekli cevabı verdi. Gelin Mehmet Özhaseki'nin iddialara koyduğu noktayı birlikte okuyalım.
“Kayseri hızlı treninin kredisi de bulundu, ihalesi de yapıldı ve alan firma da belli. Bu konuyu bazı çevreler politik çıkar amaçlı kullanıyorlar. Eleştirenlerin ya bilgisi yok ya devlet tecrübesi yok ya da siyaseten gündemde kalmak için bunu bilinçli bir şekilde kullanmak istiyorlar.
Kayseri hızlı treni konusunda dış kredi bulundu, ihalesi yapıldı, iyi niyet mektupları verildi. Üçlü bir konsorsiyum bunu sundu ve aldı. İyi niyet mektubundaki kredi görüşmelerinin detayları görüşülüyor. Ben iki kez Maliye ve Hazine Bakanımız Sayın Nurettin Nebati Bey’e gittim. Sayın Bakanımız da altı ayda bitecek görüşmelerin iki ayda bitirilmesi ve hızlandırılması talimatı verdi. Detay alt başlıklarda otuz kadar konuda tek tek müzakere edip teyitleşip imzalıyorlar. Bu bittiğinde de temel atma törenini yapacağız. Yani hızlı trenin kredisi de bulundu, ihalesi de yapıldı ve alan firma da belli. Bu konuyu bazı çevreler politik çıkar amaçlı kullanıyorlar. Eleştirenlerin ya bilgisi yok ya devlet tecrübesi yok ya da siyaseten gündemde kalmak için bunu bilinçli bir şekilde kullanmak istiyorlar. Ben muhalefetin her zaman kaliteli olmasını severim. Akıllı bir muhalefet, seviyeli bir muhalefet ve gerçekten çözüm odaklı eleştiride bulunan bir muhalefet ülkemize lazım. Ama ne yazık ki ülkemizde böyle bir muhalefet yok. Ülkemizdeki muhalefetin işi gücü sadece Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti düşmanlığı. ‘Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti gitsin de ne olursa olsun’ derdindeler. Hiç birbirine benzemezler, yedili benzemezler bir araya gelince evet, bir düşmanlık üzerine toplanabilirsiniz ama bir medeniyet inşa edemezsiniz. Sadece birisi gitsin diye bir araya gelen birbirinden çok farklı şekilde dünyaya bakan grupların bir medeniyet inşa etme şansı yüzde sıfırdır. Muhaliflerden bir medeniyet doğmaz.
Savaş çıktığında mazlum insanlar ülkemizin sınırlarına dayandığında biz kapılarımızı açtık. En baştan beri hepimizin niyeti savaştan etkilenen kardeşlerimize yardımcı olmak ve bölgede barış ve huzur sağlandığında da tekrar ülkelerine geri dönmeleriydi. Şimdi de o barışın ve huzurun emareleri bölgede yavaş yavaş görünmeye başladı. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın dediği gibi Suriyelilerin onurlu bir şekilde geri dönüşü için gayret gösteriyoruz. Suriye’de barış ortamı sağlandığında bu kardeşlerimiz ülkelerine onurlu bir şekilde geri dönecekler. Avrupalı ve Suriye mülteci arasında fark ortaya koymak ayrımcılık ve ırkçılıktır. Avrupa'nın ayrımcı tavrı dün de bugün de var. Bu yaklaşımı kınıyoruz.”
Sanırız bu açıklamalar yapılan söylem ve dedikodulara son noktayı koymuştur.













