Son hafta meclise 15 Milletvekilinin dokunulmazlık dosyaları geldi, bekliyor. Aslına bakılırsa doğru olan Milletvekilliğinin halktan kopuk, ayrı bir sınıf gibi olması yanlış. Dokunulmazlık sadece kürsü dokunulmazlığı olmalı, vekillerin vatandaşlardan hiç bir şekilde farklılıkları olmamalıdır. Bunu sağlamanın ilk yolu Milletvekili emekliliğinin derhal kaldırılması ile başlar. Milletvekilliği meslekmiş gibi ballı emeklilikleri var. Sağlıktan trafiğe kadar ayrıcalıklı bir sınıf izlenimi doğuruyor.
Çok merak ediyoruz, ülkelerle dostluk gurupları var(amaç ne acaba),bunlar mademki bu ülkelere gidiyor ve masrafları devletimizce karşılanıyor, harcırah alıyorlar, hiç merak etmezler mi, acaba bu ülkede hukuk sistemi nasıl, Eğitim, sağlık vs. neden merak edip de ülkemizde uygulaması için çalışmazlar?. Avrupa Birliğine girmeye çalışıyorsak hukuk dan eğitime kadar Avrupa gibi olmalıyız. Onları taklit ederek değil. Operasını almak, Frak giymek, tv porğramlarını aşırmak vs.ile avrupalı olunmuyor.
Demokrasilerin vazgeçilmez unsuru olan siyasi partilerin faaliyetlerini gerçekleştirebilmek için belli bir finansmana ihtiyaç duyduğu bir gerçek. Bu finansman bağış, aidat, mülk gelirleri veya çeşitli parti etkinliklerinden elde edilen gelirler ile halledilmeye çalışılsa da, bunun yetersiz kalması siyasi partilere devlet desteği yapılması sonucunu çıkarmış, bu yardım ilk kez 1965 yılında kanunlaşarak gerçekleşmiştir.
Siyasi Partiler Kanunu’nun 1 numaralı ek maddesine göre, Yüksek Seçim Kurulu’nca en son milletvekili genel seçimlerine katılma hakkı tanınmış olan ve genel barajı aşan siyasi partilere her yıl Hazine’den ödenmek üzere o yılki genel bütçe gelirleri ‘(B) Cetveli’ toplamının 5 binde 2’si oranında ödenek ayrılıyor. Yine aynı kanuna göre, belirlenen bu mali yardım, devlet yardımı yapılacak siyasi partiler arasında, bu partilerin en son genel seçim sonrasında Yüksek Seçim Kurulu’nca ilan edilen toplam geçerli oy sayıları ile orantılı olarak bölüştürülmek suretiyle her yıl ödeniyor. Buna ek olarak, partilere yapılan yardım tutarı, milletvekili genel seçiminin yapılacağı yıl normal yardımın üç katı, mahalli idareler genel seçim yılı için ise iki katı kadar gerçekleşebiliyor. Milletvekili genel seçimlerinde toplam geçerli oyların % 3’ünden fazlasını alan siyasi partiler de seçim yılı yapılan devlet yardımlarından faydalanabiliyor. Partiler kendilerine yapılan bu maddi yardımı yalnızca parti ihtiyaçları veya parti çalışmalarının finanse edilmesinde kullanabiliyor.
Devletimizin yapması gereken, ömür boyu lojman, koruma, araç, kamp vs işini kökten temizlemek gerekir. . Ordu evlerinde paşalar ayrı, subaylar ayrı, astsubaylar ayrı. Deniz kenarlarında ultra lüks kamplar sudan ucuz, ömür boyu hem de. Erciyes’te bile sosyal tesisleri var. Hangi görevde olursa olsun, görev süresi dolan, emekli olan herkesin makam araçları, lojmanları, korumaları kesilmelidir. Bu millet neden bütün bunları finanse etsin?. Elbette sadece askerler değil, aklınıza gelen tüm kamu kuruluşlarının misafirhaneleri, bol lojmanları, çocuklarının özel oyun alanları, lokalleri, denize nazır, sudan ucuz kampları var. Kim finanse ediyor.
Gelmiş geçmiş tüm Meclis başkanları, başbakanlar, bazı bakanlar, paşalar, daha pek çokları(seçim zamanlarında 3 ay bakanlık yapan bürokratlar)ömür boyu bu imkânları kullanıyorlar. Makam araçları, korumalar, lojman(Kısa süreli başbakanlık yapıp ayrı parti kuran bey tam 63 korumaya sahip). Kimi kimden koruyorlarsa artık... Fransa, Almanya, Japonya da makam araç sayısını görünce ülkemizi yazmaya utandık...
Bize göre siyaset, parti kapatmayla değil hazine yardımını kesmekle işe başlamalıdır. Milletvekilliği dokunulmazlığı kürsü ile sınırlı kalmalıdır. Bakınız trafik cezaları artırılmalı diye kararı vekiller aldı. Ama onlar tasnif dışı, nasıl demokrasi ama?. Hazineden faydalanan partiler, ömür boyu ballı yaşayanların bu ödenekleri mutlaka kesilmelidir. Kimse sadece Allah rızası için çalışmıyor, karşılığını zaten alıyor...
Günün sözü :
Uzun yaşamanın sırrı... Düşmeyin, doymayın, durmayın













