Yaptığı çalışma ve ülkeye kattığı değerlerle değil çok sık değişen kurum başkanları ile gündeme gelen TÜİK resmi verileri açıkladı. Sadece AK Parti iktidarını baz alırsak son 19 yılın en yüksek enflasyonuna ulaştık. Düşünün yakıta bir yılda 81 kez zam geldi. Döviz yükselince bu artışı kanıksamıştık ama döviz düşünce de artması elbette şaşkınlık yarattı.
İster dövizdeki yükseliş, ister paramızın değer kaybı deyin, hayatın çok pahalı hale geldiği kesin. İki gün önce açıklanan bir haberde üreticiden tüketime gelene kadar mamulün 4,5 kat arttığı gözlenmiş. Yani enflasyon henüz üreticiye ulaşmamış demektir. Yüzde 48.69’luk artış, üretici enflasyonunun yüzde 93 olduğu ortaya çıktı. Demek ki ilerleyen zamanda üretici enflasyonu yansırsa tüketiciler daha da zorlanacaklar.
Enflasyonu, verilere bakınca herkes kendi ödeme durumuna göre rakamları görebilir. Mesela geçen ay elektrik bedeli, doğalgaz başta olmak üzere pek çok gıda maddelerine ne ödemiş, bu ay ne ödeyecek? Aradaki fark enflasyondur.
Memur ve emeklilere verilen zamdan ziyade piyasaların düzene konması her şeyden önemli olsa gerek.
Ucuzdur diye pompalanan, neredeyse her sokağa açılan şubelerle vatandaşı alıştıran üç harfli marketlere bir bakın. Sanki anlaşmalı mamül satıyorlar. Yani aralarında rekabet oluşmuyor ki vatandaş ucuza yönelsin. Diyelim yumurta, her 3 harfli markette kuruşuna kadar aynı. Pazarlama tekniği diye kandırmayı marifet sananlar mamüllere buna göre fiyat yazıyor. 9.90, 49,90, 99.9 gibi aldatmaca.
Bu marketlerde oluşan zammın durmasının bir yolu da vatandaşı tüketime değil tasarrufa yöneltmek olmalıdır. Televizyon, radyo reklamlarına bakın, pek çok reklam aklımızla alay eden cinsten. Morali çok bozuk biri bir sakız açıyor mutluluktan uçuyor. Bir cips alınca ağızlar kulaklarda. Yalanın daniskası. Tasarruf demişken elbette bir parti genel başkanın ‘100 liraya et almıyor, kuzu kestiriyorum’ u demek istemedik. Elbette kuzu da keser, sürü de. Milletvekili maaşları 25 bin, 20 de emekli maaşı alsa, zaten meclis lokantasında bifteğin porsiyonu 8-9 lira. Zormuş vekil olmak(!).
Takıl genel başkanın arkasına, muhalefetteysen zaten sen o şehir için ne yaptın diye soran olmaz, her gün eleştiri yaparsın, unutulur gider. Mesela ana muhalefet milletvekili KASKİ çalışanları ile ilgili Meclis’te açıklama yaptı, doğru olmadığı açıklandı. ‘Kayseri’de 5’li çete var’ dedi, ‘Yakında açıklayacağım’ dedi, açıkladı mı?
Konumuza dönersek, eleştirilse de 19 yılda neler yaptıkları gözlemlenince bu iktidarın yeniden ekonomiyi rayına sokacağı, enflasyonun yeniden aşağılara ineceği inancı hala yüksek. Maaşlara yapılan zamlar enflasyonu körükler, piyasaları düşürmek, hayat pahalılığında vatandaşı kurtarmak şarttır. Ev sahipleri bile kira öder gibi aidat öder oldu.
Allah kimseyi gördüğünden mahrum bırakmasın, enflasyon canavarı dünyada etkili ama bizde etkisinin fazla olması vicdanlarla ilgili. Umutluyuz...













