Eskiden diye söze başlayan herkesin mutlaka bir anısı, özlemi, düşüncesi vardır. Ama hayat eski ile yaşanmayacak kadar kısa. Eskiden bu kadar çeşit hastalık vardı da bilinmiyor muydu, yoksa hastalıkların çoğu yeni mi türedi bilinmez.. Eskiden doğal gıdalarla beslenilir ve bu gıdalara ulaşmak günümüzdeki gibi pahalı değildi. Şimdi her şeyde katkı var.. Eskiden insanlar “iyi” olmaya çalışırdı.
Şimdi “iyi görünmeye.”
Gerçeklik, yerini imajlara bıraktı. Vicdan, artık eski bir yazılım gibi.
Çünkü çağımızın insanı, kalbini değil; görünürlüğünü güncelliyor.
Birine güvenmek, neredeyse delilikle eşdeğer hale geldi. Çünkü insanlar artık duygularını değil, çıkarlarını koruyor.
Sevgi bile bir yatırım aracı gibi kullanılıyor; “benimle kalırsa” diyor, “benimle büyürse.” diyor vs... Yani kimse seni sen olduğun için sevmiyor. O yüzden sende kendini bulamadığı için gidiyor.
Bir zamanlar karakterdi insanın kimliği. Şimdi takipçi sayısı.
Bir zamanlar sessizlik derindi. Şimdi ilgisizlik, bir güç gösterisi.
Düzgün insan bulmak zor çünkü herkes “doğru” görünmeye çalışıyor, ama kimse “doğru kalmayı” göze alamıyor. Çünkü bu çağda dürüst olmak, savunmasız olmak demek.
Sadakat, artık modası geçmiş bir kelime gibi. Ve kimse, “az ama gerçek” bir sevgiyi, “çok ama sahte” bir ilgiye tercih etmiyor.
Yine de… Bu kalabalığın içinde az sayıda da olsa, hala kalbiyle konuşan insanlar var.
Onlar sessizdir, gösterişsizdir, ama birinin ruhuna dokunduklarında iz bırakırlar.
Onlar azdır, ama vardır. Ve eğer bir gün böyle birine rastlarsan, onu kaybetmemek için değil, hak ettiği için yanında kal.
İyi insanlar kaybolmadı, sadece görünmez olmayı seçti.
Günün sözü ;
Müşteriyi kazıklamanın ticari zeka, Ambulans arkasına takılmanın pratik zeka, şike yaparak kazanmanın sportif zeka, niyeti suistimal etmenin kıvrak zeka olarak algılandığı bir ülkede zekaya değil, ahlaka ihtiyaç vardır..










