Cuma günü ‘Elektrik Hırsızları’ başlığı ile bir yazı takdim etmiştik. Şehrimizde bilge kişiliği ile bilinen, çok okuyan, okuduğunu da anlayan, muhakeme yeteneği Allah vergisi olan bir büyüğümüz bilgi eksikliğimizi tamamlamak ve düzeltmeler yapmak üzere arama inceliğini gösterdiler. Bu bilge kişi elbette tahmin edileceği gibi her yaştaki insanın ‘ABİ’ dediği Bekir Yıldız.
(Şırnak, Şanlıurfa, Mardin, Siirt, Batman ve Diyarbakır’da kaçak elektrik kullanımı yüzde 86 imiş. Yani her 100 kullanımdan 86’sı para vermiyor. Ahırlarına klimalar taktırmışlar, hayvanları üşümesin diye nasıl olsa bedava. Su kuyularına sarkıtılan demir karyolalara elektrik bağlanmış ki kuyulardan sıcak su çekiyor, kullanıyorlar). Biz yazı konusunda araştırma yaparken bu bilgilere ulaşmış sonra da güncelleme yapmamışız. Değerli büyüğümüz Bekir Abi doğru olan bilgileri belirttiler.
Kayıp ve kaçak yazılsa da arada fark var. Kayıp, dünyanın en gelişmiş ülkelerinde bile olağan bir durum. Yani elektrik, üretimden tüketime kadarki yolculuğunda sürtünme, dış etkenler vs derken yüzde 6-6,5 bandında kayıp meydana geliyormuş. Yani bir yerde kayıp kaçak var denildiğinde kayıp ile kaçak durumunu ayırt etmeliyiz. Mesela elektrik faturamızda kayıp yazıyorsa bu az önce belirttiğimiz gibi sürtünme başta olmak üzere, geçtiği yerlerin hava koşullarına kadar kayıp normal olarak bilinmeli.
Gelelim kaçak kısmına. Değerli büyüğümüz kaçak oranlarının eskiden gerçekten yüksek seviyelerde olduğunu, özelleştirmeden sonra ise kaçak oranının yüzde 15’lere kadar düştüğünü belittiler. Şu an için ülkemizde kayıp ve kaçak oranı yaklaşık olarak yüzde 20 seviyelerindeymiş. Bunun yüzde 6,5’luk kısmı olağan kayıplar. Olağan dışı kaçaklar ise her geçen gün önlenmeye çalışılan çalıntılar, hileler. Sayın Yıldız diyor ki: Geçmişte kent merkezlerinde bile çok görülen ve alenen yapılan elektrik hırsızlıkları günümüzde minimum seviyelere indi. Eskiden alenen kablo atarak vs yapılanlar tamamen bitirilmiş. Ama her işte olduğu gibi hırsızlıkta son yok. Saatten, girişten vs bin türlü formülle çalan var. Bu şuna benzer; evinize gelen su şebekesini saate girmeden delip çalarsanız bedava kullanırsınız, elbette Müslüman toplumuna asla yakışmayan, kul hakkına giren ve kimselerle helalleşemeyeceğiniz bir hırsızlık. Ahiret’te asla hesabı verilemez de.
Doğrusunu söylemek gerekirse elektrik ve suda kayıp kaçak denilince hepsini hırsızlık olarak değerlendirdik. Bekir Abi’nin açıklaması ile yeni öğrendik, umarım siz de aydınlanmışınızdır.
Sözün özü devletimizin etkin çalışmaları, özelleşmeler derken hırsızlık oranları çok düşmüş durumda. Kayıp kaçak elektrikte yüzde 20’lerde. Bunun 6,5’u kayıp, diğerleri de insanımız tarafından haksız kullanılmakta. Elbette haramdır, elbette kul hakkıdır, gördüğümüz yerde şikâyet etmek de vatandaşlık görevidir.
Bekir Yıldız'a aydınlatıcı bilgilerinden dolayı teşekkür ederken, herkese vicdanı kadar ömür, helal rızık, yavrularına örnek ana baba dileriz.













