Geçtiğimiz günlerde elimize başlıkta gördüğünüz isimle bir kitap geçti. Cümle Kapısı. Elbette kapağında şehrin abisi Bekir Yıldız'ı görünce, kendimize pek çok yönünü örnek almaya çalıştığımız, çok saygın, bilge kişi olunca bir solukta okuduk. Burada kitabı size uzun uzadıya anlatmayacak, anlatamayacağız. Tam bir başucu kitabı. İbretlik yaşanmışlıkları kimi zaman tebessümle, kimi zaman da sinirle, gözleriniz yaşararak okuyacaksınız. İlk kez bu söyleşi ile öğrendiğimiz bir hususu takdim edelim. Ülkemizin ilk özel televizyonunu kurma, olgunlaştırma, sermaye bulma fikrinin büyüğümüzce yapıldığını, neden kuruluş aşamasında vazgeçildiğini, kimin buna engel olduğunu şaşırarak göreceksiniz.1,5 milyon dolara İngiltere'den kiralanan uydunun parası ödenmiştir bile. Oysa ilk özel tv sadece kanal 6 iken bu televizyon kurulmuş olsaydı, güçlü bir medya sektörü oluşurdu. Bekir Yıldız bu engelleme sonrası katkı veren herkesin katkısını bizzat iade eden kişidir de. Öğrencilik yıllarında gençlerin mutlaka gerek güzel sanatlara, müziğe, spora kanalize olmalarını hedeflemiş, çalışmış, çalıştırmış bir bilge kişi Bekir Yıldız. Sporun her yaşta mutlaka yapılması gerektiğini hep savunmuş, bizzat da yapmıştır. Uzak doğu sporlarında siyah kuşak sahibi bir hocadır. Voleybolda iddali bir pasör, masa tenisinde yenilmez armadadır. Kocasinan Belediye Başkanı olduktan sonra gençlere büyük önem vererek spor salonları yaparak onları spora yönlendirmiş, sorunlu denilen pek çok genç milli takımlara kadar yükselmiştir. Çocukluğu, delikanlılığı yoklukla geçmişti. Belki de bu yokluk, onu yaşına göre çabuk olgunlaştırmış, son derece zeki, gözü pek bir delikanlı yapmıştı. Öldü diye morga konmuş, sonra köye at arabasında giderken sarsıntıdan mı nedir bilinmez yeniden hayata döndüğü hayretle görülmüştü. Okumaya gittiğinde de Üstat Necip Fazıl Kısakürek fikri gelişiminde büyük etki yaratmış, Bekir Yıldız Üstadın pek çok şehirde konferanslar vermesini sağlamış, organizasyonlar yapmış, bu fikirlerin daha geniş bir kitleye ulaşmasını da sağlamıştır. Bu fikir etrafında toplanan gençleri de doğru yönlendirerek, yol göstererek, yol açarak hayata hazırlamıştır. Milli Türk Talebe Birliğini ayağa kaldırmış, başkanlığını yapmış ve son derece dinamik, güçlü bir birlik olmasını da sağlamıştır. Ali Sabancı bir toplantıda Özhaseki ye sporcu kimliğinden söz edip masa tenisinde rakipsiz olduğunu söyler. Mehmet Özhaseki de Ali Sabancı'ya Bekir Yıldız'ı gösterip bu benim çırağım, onu yenersen benimle oynarsın der. Kayserispor tesislerine gelinir. Ali Sabancı Bekir Yıldız'ı küçümser edayla raketi eline alır. Ve bir iddia ortaya atar, Ali Sabancı yenerse Özhaseki bir kravat alacak Bekir Başkan yenerse Ali Sabancı iddiayı çok yükseltir ve ortaya uçak koyar. Bekir Bey yenerse uçak verecek. Abdullah Gül ün de bulunduğu ortamda Bekir Yıldız sayı bile vermez. Bekir Yıldız maç sonrası Ali Sabancı, uçak verme ama Kayserispor'un Avusturya kampını karşıla der ve Sabancı buna çok sevinir.
1996 yılında Amerika iş gezisi sırasında Amerikalı bakana bir soru sorar. Amerika Türkiye'de hangi bakanlığı merak eder? Amerikalı bakan ülkesinin Türkiye de enerji bakanının kim olacağı ile ilgilendiğini söylemesi heyette şaşkınlık yaratır. Masraflarını Amerika karşıladığı seyahatten dönünce Büyükşehir Belediye Başkanı Şükrü Karatepe'nin önerisi ile Yamula Barajı işine soyunur. Bu projeden de yüzünün akıyla çıkmayı başarır. 25 yıldır da yönetim kurulu başkanlığını sürdürür. Ülkenin takdir ettiği İpeksi Dokunuşlar projesi ve detayları, dost sigorta macerası kitap da yer alan bölümler. Başta da söylediğimiz gibi bir solukta okuyacağınız Cümle Kapısı Bekir Yıldız'ın yaşamından kesitler sunuyor.
Bekir Yıldız ile tanışmak, o nu tanımak gerçekten bir şans. Şehrimizin, ülkemizin bu saygın ismine sağlıklı ömürler diliyoruz. Cümle Kapısı sonrası Allah Cennet Kapısını da açmayı nasip etsin.
Günün sözü.. Sulamadığın solar, aramadığın unutur, ilgilenmediğin ölür.













