Meydanlar il olsun, ilçe, köy olsun olmazsa olmaz bir ihtiyaç, o köyün, ilin, ilçenin gelişmesi açısından önemli bir yapıdır. Mutlaka bir meydan olmalı, o meydanın çevresinde de ihtiyaçların karşılanacağı dükkanlar, satış alanları, sosyal donatılar olmalıdır ki insanlar o meydanı kullansınlar..
Bizim yani Cumhuriyet Meydanımızın çok önemli bir özelliği var. Ülkemizin en büyük meydanlarının başında yer alıyor. Bütün yollar Cumhuriyet Meydanına çıkıyor. Raylı sistem hattının muazzam çalışması, aksamadan hizmet vermesi de buna etken.
Meydanları çevreleyen dükkanlara gelince, en önemlisi pastırmacılar geliyor. Belediyeler insanlar için, insanlar kullansın diye özel taşlardan yürümeyi kolaylaştıran aparatlarla güzelleştirmeye çalıştı. İyi de madem insanlar için, insanlar yürüsün diye yapıldı, araçların, kamyonların o güzelim yerde ne işleri var?. Yürürken kırılmayan taşlar bu araçlar nedeniyle kırılıyor, yazık değil mi?. İster büyük ticari araçlar olsun isterse de özel binek araçları, bu alana asla girmemeleri gerekir. Araç yoğunluğunu görüp şapkasız bir zabıta görevlisine durumu sorduk, çıkacak birazdan cevabını aldık. Elbette çıkacak, ama oraya girmemeli. Sucuk getiren, konfeksiyon getiren aracı ana yola park edecek ve malını kendi taşıyacak. Milleti yara yara araçlar asla girmemeli. Zaten insanlar hor kullanıyor, bari araçlarla bu milli serveti, döşemeleri kırmayalı. Kırılanın parası hepimizden çıkıyor.
Bir diğer tarafta ülkede iki tane bulunan Kapalı Çarşı var. Belediye nedense havalandırma, ısıtma vs ücret almıyor. İyi de esnaf bunu nasıl değerlendiriyor, bakalım. Kapalı çarşıda kaldırım yani yayaların yürüyeceği alan yok. Aslında var da işgalli. Her iki karşılıklı kaldırımın arasında sürtüne sürtüne geçiliyor, siz ailenizi o alana sokar mısınız?. Kira sudan ucuz, masraflar belediyeden, kaldırımlar dükkana katılmış, buyurun size kapalı çarşı.
Bir başka çok önemli konu ise açıkta satılan yiyecekler. Kuru yemiş satanlar, zavzacılar zaten dükkanların önlerini dükkana katmışlar, Ziraat Bankasının önüne gidin bakın. Bu yiyecekler pişmiyor, haşlanmıyor o mikroplar nasıl temizlenecek?.
Ne belediyeler açıkta satılan gıdalara, kaldırım işgallerine karışıyor, ne de odalar. Allah sonumuzu hayretsin...
Günün sözü..
Sınır koymayı öğrenin. İyi insan olmak demek her şeye katlanmak anlamına gelmez..













