Bu gün günlerden cuma. Cuma namazı farz namazıdır, büyük bir çoğunluk icabet eder.
Ama istisnasız her cuma namazı her vaaz veren camiye yardım konusunu açar ve müminleri para vermeye davet eder. Sonra imam hutbeden sonra, bugün ki sadakalarınız şuraya diye yol gösterir. Peki bu camilerden ne kadar para toplanıyor hiç merak ettiniz mi?. Hangi cami den kaç lira toplandığı açıklansa, şehrin genelinden total de ne kadar para toplandığı açıklanamaz mı?. Açıklanmaz.
Oysa camilerimiz sadece gelenlerden para toplanma yeri olmamalıdır. Din öğretilmeli, insanlık öğretilmeli, müslümanlık öğretilmelidir. Cami adabı öğretilmelidir. Kirli kıyafetlerle, koka koka, ağız dolusu geğirerek, kokmuş çoraplarla, yıkanmış ama kurulanmamış çorapsız ayaklarla Allahın huzuruna gelinmeyeceği öğretilmelidir. Milleti yara yara sonradan camiye gelip en öne geçmeye çalışmamak gerektiği, milleti çiğneye çiğneye farz kılıp çıkılmaması gerektiği, sadece kıyafet değil, ağız kokusu, ter kokusu, kulak temizliği kesinlikle öğretilmelidir. Cuma kürsüyü alan Suya sabuna dokunmayan uzun uzun anlatımlar yapar. Nedense dua yı ezan vaktini 5 dakika geçeye ayarlar. Dua yapar, camiye, kuran kursuna o da olmazsa ülkenin en zengin vakfı olan diyanet vakfına yardım için gaza getirecek sözler söyler. Hutbeye çıkan imam, eskiden kendileri hazırlarlardı şimdi tek elden çıkan ve asla suya sabuna dokunmayan hutbesini okur, yardımı hatırlatır, 2 rekat namazı kıldırır cuma biter. Zaten imamlar cuma namzlarında ilk kez camiye gelenleri yıldırmak içinmidir bilinmez, çok uzun sureler okurlar.
Kimse de demez ki, ey imam efendi, milletten toplanan paralarla dev gibi müftülük inşa edildi, altında börekçi, telefoncu, beyaz eşyacı, anahtarcı doldu, nasıl içinize siniyor?. Bu dükkanlar danışma merkezi, fetva merkezi vs olarak kullanılamaz mı?. Hem Kocasinan ve hem de Melikgazi de müfütülük binaları var, oysa tek binada olamazlar mı?. İsraf değil mi?. Dev binalar yerine dev din adamları yetiştirilemez mi?. Bin camide hiç mi vaaz verecek hoca yok, hep aynı kişiler vaaz veriyor?. Televizyonlarda izlenen hocalara, üniversite hocalarına bakıp imreniyoruz. Bizim ilahiyat fakultemiz den vaaz verecek hiç mi bilim adamı yok?. Bizde imamlar sonradan murakıp, sayman, sekreter vs. bürokrasiye bakıyorlar, oysa o görevleri üniversite mezunu gençler yapmalı ki istihdam sağlandın, imamlar asıl işlerine dönsünler.
Cuma günleri toplanan paraları bilmek en doğal hakkımız. Bu paralardan camiilere poşet ruloları astırıp ayakkabıların konması sağlansa, ayakkabılar çalınma korkusu ile başucumuzda değil de bağlı vaziyette ayakkabılığa(dışarıda)konsa olmaz mı?. Eyüp Sultan camiinde yapıldıktan sonra bizim camilerimizde daha kolay yapılır. Sayın müftümüz, cuma günleri toplanan para miktarını, dev müftülük binasının altındaki dükkanların içinize sinip sinmediğini merak ediyoruz.
Cumanız mübarek olsun.
Günün sözü :
Kısmet etmiş ise Mevla, el getirir, yel getirir, sel getirir..













