Başlığa bakıp bu da soru mu demeyin. Her Müslümana farz olan namazı doğru kılıyor muyuz diye analiz yapalım. Cuma günleri öğle ezanı okundu, camide 4 rekat sünnet namazı kılındı. Sonra müezzin mikrofonu alıp ezan okumuyor mu? Madem ezan namaza davet, o halde bu ezandan sonra imam neden hutbeye çıkıyor? Hutbe için ezan okunur mu?
Kurban Bayramı’nda bayram namazına gidenler şunu görürler; bayram namazı kılınır, sonra imam hutbeye çıkar. Hutbe okunur ve bayram namazı sonlanır. İmam hutbeye çıkınca kurban kesecekler birer ikişer camiiden çıkarlar. Namazda saflar doluyken imam hutbeden inerken yarısı boşalmıştır.
Kaynaklara göre Efendimizin zamanında cuma namazları önce iki rekat namaz kılınır, sonra Efendimiz hutbeye çıkardı. Bu uygulama Emeviler devrine kadar böyle yapıldı. Yani cuma günleri ezan okunur, iki rekat cuma namazı kılınır sonra hutbe okunurdu.
Emeviler zamanında hutbeye genellikle hükümdar çıkar, hutbeyi o okurdu. Zamanla şimdi Kurban Bayramı sabahı çıkan müminler gibi cemaat namaz sonrası çıkmaya başlayınca Emevi Hükümdarı önce hutbe sonra namaz şekline çevirdi. Bu gelenek böyle başladı ve devam ediyor.
Korona başladığı zamanlarda bir süre ibadet yapılamayan camilerde cemaat mesafeli durma koşuluyla ibadet başladı. Şimdi imamlar yeniden safları düzgün ve sık tutalım çağrısı yapıyor. Üst solunum yolu rahatsızkları aynı hızla devam ettiğine göre bu mesafe kuralı neden kaldırıldı?. Farz namazlarında aranıza şeytan girmesin deniyor, sünnette şeytana serbest?.
Bu arada sağolsun Diyanet İşleri hiçbir cuma namazını boş geçmiyor. Mutlaka para topluyor. Ama mesela bir iddiaya göre Rusya’ya 170 milyon dolara cami yaptırıyor. Rusya, Amerika, İngiltere, Cibuti’ye yaklaşık 500 milyon dolar harcanarak cami yaptırılmış. Helal olsun, yürekten kutlarız, ama bir yandan kendi camilerinde istisnasız her hafta para toplayıp yurtdışında bu paraların harcanması sanki ters orantı gibi geldi. Keşke binde bir de o camilerde mahalle okulları için, okulların temizliği için, eğitim için de cemaate başvurulsa.
Cemaati olmayan camiiler de ayrı bir sorun. Örnek verelim, Kale içindeki camiide sabah, akşam, yatsı namazı kılınmıyor, sadece öğle ve ikindi. Görevliler maaşlarını tam alıyor ama. Oysa ezan okunurken Hunat Camii den biri gelip kıldıramaz mı?. Aynı şekilde Fuar alanı içinde de pek çok namazı tek başına kılan imam var, cemaat yok, maaş tam.
Günün sözü:
Allah herkese vicdanı kadar ömür nasip etsin.













