İlgili aileler çocuk eğitimine büyük önem verir, veli toplantısından tutun da, öğretmenleri ile olan durumlarına, arkadaşları ile olan uyuma kadar her şeyle ilgilenirler. Arkadaşlarının kimler olduğu o kadar önemlidir ki, pek çok çocuk arkadaş, akran etkisi ile olumsuz işlere de bulaşır. Ama çocuk yetiştiriken kayıtsız şartsız ders başarısı düşünülür ise çocuk a sosyal bir birey olur. Örnekleyelim. Çocuğunuz; Varsın, bir çivi bile çakamasın… Ama dersleri iyi olsun. Varsın, omuzlarda cenaze taşıyanlara bön bön baksın… Ama matematiği düzgün olsun. Varsın, evin çalan telefonuna cevap veremesin… Ama notları yüksek olsun. Varsın, eve gelen misafirlerinizle üç kelime konuşamasın… Ama fen lisesine gitmiş olsun. Varsın, ağlayan bir çocuk görünce ona gülsün… Ama sınıfın birincisi olsun. Varsın, kendisinin fazladan harçlığı olduğu halde; kantinden simit alamayan çocuklarla alay etsin… Ama öğretmenlerinin gözdesi olsun. Varsın, başını okşayıp hatırını soran bir yetişkine dönüp; “ Ya siz nasılsınız efendim…” diyemesin… Ama yabancı dili mükemmel olsun. Varsın, oyun arkadaşları olmasın… Ama sınavlarda ‘on’ çeksin. Varsın; Taziye nedir, bilmesin, Başın sağ olsun ne demek, anlamasın, Geçmiş olsun kime denir, niçin denir, haberi olmasın, Uğurlar olsun, ne anlama gelir farkında olmasın, Ama… Karneleri süper olsun. Evet… Varsın tek dostu olmasın… Ama iyi gelir getiren bir mesleği olsun…Öyle mi… Bu çocuğu bu hale nasıl mı getirdiniz: Bandı üç ay geriye sararak, çocuğunuzla ‘nelerden ibaret’ olan iletişiminizi dinlemek ister misiniz; “Oğlum, çıkar üstünü-başını… Doğru derslerinin başına…
Kızım, öğrenemedin gitti şu işi… Hafta içi sokak-mokak yasak… Ne gezmesi… Sen önce ödevlerini bitir. Oyun mu… Gelmeyeyim yanına… Geçen dönemin berbat karnesini unuttuğumu sanma… Birazdan tek tek bakacağım ödevlerine… Yavrum, bıktım ama her akşam ders çalış demekten… Şu odanın hali ne küçük bey… Hayır efendim… Siz de ana-baba olunca her akşam bol bol televizyon izlersiniz… Haftaya veli toplantısı var biliyorsun değil mi küçük hanım… Çocuklar… Kesin şamatayı da elime sopa almayayım… Çocuğunuzla bilmem ama bu tarzınızla kimseyle iletişim kuramazsınız. Mesela, çocuğunuz hakkında şunları hiç merak ettiniz mi: Elinin neye yatkın olduğunu, Gönlünün neler arzuladığını, Dilinin neye uyumlu olduğunu, Gözlerinin zevkini, Hangi oyunlardan hoşlandığını, Neleri ‘merak’ ettiğini, Arkadaşları ile en çok hangi oyunları oynadıklarını, Hangi oyunlarda başarılı olduğunu, Futbolla ilgisini, basketle arasını, satrançla havasını..
Günün sözü:
İnsan yaptığı yanlışlara değil, yanlış insanlara yaptığı doğrulara üzülür…













