Temizlik noktasında kutsal dinimizin emrileri, toplum bilinci ile hareket etsek her taraf, caddeler, sokaklar, parklar elerimiz gibi tertemiz olur, neden olmuyor? evlerimize gösterdiğimiz hassaiyeti neden toplumun yaşadığı alanlardan esirgiyoruz, yavrularımızı, gençlerimizi bilinçlendirmeliyiz. Çevremizde mutlaka vardır, bazı hanımlar hastalık derecesinde temizliğe düşkündürler. Evleri bal dök yala misali tertemizdir. Aynı hanımlar, pislikleri, halı çırpmaları balkondan yapmada sakınca görmezler. Peki evini temizlerken balkondan, eline geçeni sokağa atmakta sakınca görmeyen temizlik hastası mı?, hasta mı?. Neyse biz asıl konumuza dönelim; Hızla betonlaşan, yeşilliğe neredeyse alan bırakılmayan şehrimizde, belediyelerimiz parklar yaparak, parklara oturaklar, oyun aparatları koyarak, ağaçlandırarak. Çimlendirerek sıcak günler için serinletici işler yapıyorlar. Peki biz nasıl kullanıyoruz?. Ufacık, çocuk salıncakları na bakınız, pasta, mantı ile çevresini hayli genişletmiş kadınlarımızı o ufacık yere zorla sığarak sallanırken hayretle görürsünüz. Gerek maçlarda ve gerekse parklara gittiğimizde nedendir bilinmez ağzımız boş dursun istemeyiz. Ya şemşamer kuşu gibi şemşamer tüketimine katkı sağlarız, ya da o ağızla bağıra çağıra milleti rahatsız ederiz. Şemşamer sektörüne olan katkımız takdire şayandır, ancak evimiz ne ise parkları da öyle görmeliyiz. O süpüren, temizleyenler bizlerin babası, dayısı amcası, ağabeyi, kardeşi de olabilir. Kendi aile bireylerinizin o parkları, pislikleri temizlemelerini ister misiniz?. O halde kirletmeyelim. Madem ki bu şemşamer bizim vaz geçilmezimiz, o halde belediye yetkilileri parklarda bulunan çöp sepeti sayılarını artırmalı, hatta oturma banklarının yanlarına koymalıdır.
Bu arada hazır parklardan söz etmişken, parklarda bulunan çeşmelerde araba yıkanmasının da kul hakkı olduğunu, asla yapılmaması gerektiğini de hatırlatalım. Belediyeler parklara Watsap numarası assalar, pisleten, araç yıkayanları çekip atsak ve cezalandırılsalar belki önlenebilir. Ama eğitim takdir edeceğiniz gibi ailede başlar, okullarda geliştirilir. Aileler çocuklarını her konuda eğitirken kamuya ait alanların da nasıl kullanılabileceğini anlatmalı, öğretmelidirler. Ortaokul çağındaki çocukların okuldan kaçarak parklarda erkeklerle(kendilerinden çok büyük) sarılmaları, öpüşmeleri iyi eğitim verilemediğinin göstergesi olsa gerek. Madde bağımlıları derneği var, gidip ziyaret edin ve çocuk yaşta içicileri hayretle görün. Görün ki çocuklarınızı başı boş bırakmayın. Zararlı içecekten sigaraya, alkolden bonzaiye kadar nelerin içildiğine şaşıracaksınız. Ve ne yazık ki cinselliği bilmeden, belki de hevesle çocuk yaşta tattıklarına şahit olacaksınız. Kız olsun erkek olsun, evladı olanlar mutlak suretle çocuklarınızı takip ve kontrol ediniz. Nereye gitti, kimlerle arkadaş vs. Bu konu ayrıca kaleme alınıp gündeme getirilecektir.
Parklarımızı evlerimiz gibi temiz tutalım, tutmayanları uyaralım. Büyükler her zaman ön tekerdir, ön teker nereye giderse arka teker de oraya gider. Tertemiz bir şehirde, tertemiz parkları caddeleri olan şehirde yaşamak hepimizin hakkıdır. Bu konuda belediyelerimizin çalışma ve gayretlerine destek olmak hepimizin vatandaşlık görevidir. Bu konuda İl Milli Eğitim i göreve, kampanya yapmaya davet ediyoruz. Tüm okullar bu kampanyaya katılmalı, büyükler küçüklere örnek olmuyor, olamıyorsa, küçükler büyükler örnek olsunlar. Parkları fedakarca temizleyen, eli nasırlı, kazançları son kuruşuna kadar helal olan o insanlar için lütfen PARKLARIMIZI TEMİZ TUTALIM.
Günün sözü: Kalbin birinci düşmanı kibirdir.













