Şehrimizde her geçen gün yapılan her iş gösterişe dönüştürülüyor. Düğünlerde, asker uğurlamalarında, umre yapanlarda net olarak gözlemliyoruz. Cenaze her nefsin tadacağı bir eylem. Cenazesi olan defin işlemi yapılana kadar üzüntüden, telaştan bitkin düşüyor. Eskiden cenazelerin yıkanması, kefenlenip camiye, mezarlığa taşınması ciddi sorundu. Belediyelerin sayesinde artık önemli oranda bir rahatlama sağladı. Cenazeyi defneden aile bu kez de taziye için eve gelenlerin kıymalısı derdine düşüyorlar. Dinimizde yeri olmamakla birlikte defin işlemi bitip cenaze evine taziyeye gelenlere kıymalı ve ayran veriyor, sanki kutlama yapılıyor gibi. Yav bırakın adamlar acılarını yaşasınlar. Cenazeden dönenler inanın iki parça kıymalı için bekliyorlar. Öyle alıştırıldılar. Sonra yine belediyelerin büyük hizmeti olarak cenaze evine çadır kuruluyor. Perşembe olana kadar her gün orada toplanılıyor. Toplanılıyor lafı sadece cenaze sahibinin ekonomik durumu ile ilgili. Durum iyi ise tatavacısı bol olur ve her gün birileri yemek yollar. Her gün çadıra aynı adamlar gelip yer, içer giderler. Neden gelmesinler ki?, evlerinden daha iyi ağırlanıyorlar. Perşembe büyük gündür. Çadırda yemekli kapanış töreni vardır. İmamlar şayet zengin cenazesi ise uzun uzun okurlar, biri alır, biri bırakır. Yemekler yenir, dualar edilir. Bir çoğu yancıdır, bedavacıdır. Ya da bacılardan alınan ucuz yollu su böreği ikram olarak götürülür.
Cenaze sahibinin maddi ve manevi çilesi dolmamıştır. Ölüsü aklına bile gelmez, perşembeye gelenlere bir hediye verilmelidir. Kutlama yapıyor ya, zenginse seccade(sanki namaz kılacaklar) kapışılır. Gösteriş için. Asla okunmayacak Kur'an, kahve, şeker, lokum dağıtılır. Maddi ve manevi silkelenilir. Bizim de bulunduğumuz hiç bir cenazede imamların perşembe, kırkı, elliikisi gibi hurafelerin olduğunu söyleyen bir din adamına rastlamadık. Zaten imamlarımız da fakir cenazelerine hediye karşılığı gidiyor, zengin cenazelerinde ağırlanıyorlar, neden karşı çıksınlar?. Bu işe artık dur demenin zamanı çoktan geçti. Cenazeler gösteriş törenine dönüştü. Kim zenginse kebaplar, tatlılar, halılar. Değilse kıymalı. Yav parası var mı, acısını yaşasın diyen yok. Mezarlıklara gidince zaten zengin fakir çok belli. Nasıl da özenle yapılmış pahalı mezarlar. Oysa bu gösteriş yerine cami, okul yaptırsalar. Efendim perşembeye kadar verilen yemekler ne tutar, ne camisi, ne okulu demeyin. Perşembe yemeği ile, dağıtılan gösteriş hediyeleri ile, cenaze dönüşü verilen kıymalılar ile kaç fakir öğrenci okutulur, burs verilir?. Kaç fakir yavru giydirilir?. Hiç düşündünüz mü?. Müftü efendi Katılmasın ,örnek olsun, imamlar da katılmasın. Zengin cenazeleri medya çekiyorsa illerde müftü, genelde Diyanet İşleri Başkanı kıldırır nedense?. Yedirip içirip cana değer mavrasına inanmaktan vaz geçmeliyiz. Cana bir şey değmez. Sadece yapacağımız hayır işlerinin faydası olur. Cümle geçmişlerimize rahmet ve Allahımızın affını diliyoruz. Ahirete intikal eden anamız, babamız, aile fertlerimiz ve tüm şehitlerimize bir fatiha okumanızı diliyoruz.
Cumamız mübarek olsun.
Günün sözü: Zor olan ölümden kaçınmak değil, kötülükten kaçınmaktır. Çünkü kötülük ölümden daha hızlı koşar.













