6. yüzyılda Mekke, İslam tarihçilerinin Cahiliye Devri olarak anmaktan hoşlandıkları dönemdeyiz. Şehrin ileri gelenlerinin Mekke’yi köleliğin ve alkol, uyuşturucu gibi maddelerin pençesinde acımasızca yönettiği rivayet ediliyor. Kız çocukların yeni doğduklarında
diri diri gömüldüklerinin anlatıldığı acımasız bir dönem. Böyle karanlık bir çağda, Hz. Cebrail tarafından ziyaret edilen Hz. Muhammed insanları tek bir Tanrı’ya tapmaya davet ediyor ve şehre hükmedenlerin vahşi metotlarına karşı çıkıyor. Allah’tan inen bir
ayet, peygamberin silaha sarılmasını ve Mekke ordularına karşı direnmesini emrediyor. Müslümanların ordusu tecrübesiz olduğu halde Bedir Savaşı’nı kazanıyor. Uhud Savaşı’nın ardındansa 10 yıllık bir barışa evet diyerek arada geçen süreyi İslam’ı yaymak için
kullanıyorlar. Muhammed’in Allah’ın elçisi olduğu, Allah’tan başka tanrı olmadığı haberi Arap yarımadasını hızla katediyor. En iyi müzik dalında Oscar’a aday olan Çağrı, Hz. Hamza rolündeki Anthony Quinn’in benzersiz oyunculuğu kadar, büyük bir prodüksiyon
olması ve Hz. Muhammed’i göstermeden İslam’ın doğuş ve yayılışını anlatmadaki başarısıyla da tüm dünyadaki Müslümanların beğenisini toplamış bir yapım. Mustafa Akkad veya Batı'da bilinen adıyla Moustapha Akkad; Suriye'nin Halep şehrinde, 1934 de doğar. Oğlunu
Amerika'ya uğurlamak üzere hava alanına giden babası, Mustafa Akad'ın bir cebine iki yüz dolar, diğerine ise bir Kur'an-ı Kerim koyar... Bu Kur'an Mustafa'nın hayatını değiştiren en önemli etken olur. Her yıl Ramazan ayında ya da Kurban Bayramı’nda televizyon
kanallarının vazgeçilmezi olan bir film vardır: ÇAĞRI. Anne tarafı Türk olan Mustafa Akkad’ın yönetmenliğini yaptığı ve İslamiyet’in doğuşunu konu eden film, birçok kişinin de Müslüman olmasını sağlamıştır. Hz. Hamza rolü ile gönüllerde taht kuran Anthony
Quinn’in muhteşem oyunu filme şüphesiz büyük katkı sağlamıştır. Mustafa Akad ünlü Fransız müzüsyen M.Jarre ye filminin müziklerini bestelemeyi teklif edince, tam iki ay boyunca çölde çadır kurar ve burada tek başına çölü anlamaya çalışır. Sinema tarihinin
belki de en güzel film müziklerinden birini yapmasını, bir peygamberi hiç göstermeden hicaz makamı ezgisiyle anlatmasını sağlamıştır. Bunun, işini ciddiye alan, filmde hiçbir uzvuyla görünmeyecek olan Hz. Muhammed'i müzik diliyle nasıl anlatacağının derdine
düşüp çöllerde yatıp kalkan ‘Hıristiyan’ samimî kuluna Allah'ın bir lütfu, bir ilhâmı olduğunu düşünmüştür.. Ancak filmin pek de bilinmeyen bir öyküsü vardır. Büyük masraf gerektiren filmin finans sorununu dünyanın en zengin Müslüman ülkelerinden olan Suudi
Arabistan üstlenmiş, ancak, daha sonra ‘Vahabi’ mezhebine bir şekilde dokunduğunu ileri sürerek vazgeçmiştir. Film Fas’ ta çekilecekken Suudi Arabistan baskı yapar ve Fas hükümeti film ekibine ülkelerini terk etmeleri için 15 gün süre tanır. Parasız ve binlerce
oyuncu-figüranla ortada kalan yönetmen Mustafa Akkad, son çare olarak Libya Lideri Muammer Kaddafi’ye başvurmuş ve Kaddafi filmin tüm giderlerini karşılamış ve bir de yine başrolünü Anthony Quinn’in oynadığı ve Libya’nın İtalyan emperyalizmine karşı mücadele
eden Ömer Muhtar’ın hayatını konu eden ‘Çöl Aslanı’ filminin de finansını sağlayan kişi olmuştur. Düşünebiliyor musunuz; dünyanın petrol zengini olan, bölgede Amerika’nın en büyük müttefiki konumundaki Suudi Arabistan bu filmlere ekonomik katkı sağlamazken
yine emperyalist güçler tarafından hunharca öldürülen Kaddafi, filmin dünyada gösterime girmesine katkı sağlamış. Film, tüm dünyada olay yaratmıştır. Öyle ki, Amerika'da bir sinemada bazı şahıslar tarafından Hz. Muhammed'in filmde gösterildiği zannıyla seyirciler
rehin alınmıştır. Daha sonra filme, El-Ezher Üniversitesi tarafından filmin onaylandığı, Hz. Muhammed'in gösterilmediği filme eklenince bu olay son bulmuştur. Filmde Mekke şehrinin setinin kurulması tam 4,5 ay sürmüştür. Setlerin kurulması için 300 kişi çalışmıştır.
9 Kasım 2005 günü, kızı Rima ile birlikte bir akrabalarının düğününe katılmak üzere Ürdün’ün başkenti Amman’a gelen Akkad, Hyatt Oteli’nin lobisinde beklerken, El Kaide örgütü eylemcilerinin gerçekleştirdiği bir bombalama sonucunda hayatını kaybetti. Akkad’ın
39 yaşındaki kızı Rima Akkad çöken lobinin altında kalıp olay yerinde ölürken, 75 yaşındaki yönetmen ise ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldı. Ancak, o da iki gün sonra son nefesini verdi. İşte bu filmi bir kez daha izlerseniz bu notlar da aklınzda bulusun.
Günün sözü :Her yer çok kalabalık,ara ki insan bulasın..













