Batılılaşma uğruna kendi adetlerimizden, geleneklerimizden hızla uzaklaşıyor, batı adetlerini kopyalıyoruz. Bunun örneklerini fazlasıyla verebiliriz. Başlayalım, mesela cenazelerde eskiden gözlük takma modası yoktu. Baktık batılıların cenazelerinde herkeste siyah gözlükler var, hemen kopyaladık. Cenaze namazı kılan kılmayan herkeste bir siyah gözlük, sanırsınız ki ağlamaktan gözleri şişmiş, gözyaşları sel olmuş da başkası görmesin. Oysa düpe düz özenti bu.
Eskiden bebek doğunca hastane odaları süslenir, ev süslenir miydi? Filmlerde gördük ve kopyaladık, öyle ki gösteriş beraberinde sektör oluşturdu. Bebeği olanlar gösteriş için organizasyon firmalarıyla anlaşıyorlar. Hatta hatırlayın, yeni doğan bebeğe pırlanta yüzük bile alan oldu. Bu bizim adetimiz mi?
Kız isteme ayrı bir tören. Analarınıza babalarınıza sorun eskiden nasıl kız istenirdi? Aileler, aile büyüklerinin önderliğinde ilgili aileye gider ve kızlarına talip olurdu. Aile ya süre ister ya da hayırlı olsun derdi. Ya şimdi?
Filmlerde gördük artık bu adetlerin aynısını yapacağız. Evlenme teklifi organizasyonu...
Koca koca koçyiğitlerin kızların önlerinde diz çöküp yüzük vermeleri kimin adeti?
Sinema kapatanlar, balonlara binenler, yolu kesenler. Oysa bunlar evliliği kuran, geliştiren ve mutluluğa vesile olan aktiviteler değil ki... O tür evlenme tekliflerinin 40’ı çıkmadan ayrılanlar o kadar çok ki. Yazık değil mi? Kendi adetlerimize göre evlilik teklifi ve akdi gerçekleşse olmaz mı? Filmlerde gördüğümüzü aynen uygulamak, aynı zamanda maddi olarak da bir külfet. Aynı kiliselerdeki gibi ayakta durup ‘evet’ler deniyor ve imzalar atılıyor. Atılan sadece imzalar değil, filmlerde batılılardan gördüğümüz adetin kopyası olarak bir de gelin hanımın arkasını dönüp çiçek atması var, bizim adetimiz mi?
Çoğaltabiliriz, kınalar vs vs… Gösterişte sınır tanımaz hale gelen bir toplum olduk. Başkasında gören ekonomik durumu ne olursa olsun aynısını istiyor, bekliyor. Onca masrafa yazık değil mi? Tamam yapın da ağzınızla kuş tutsanız kimselere beğendiremezsiniz.
Batılılar gibi olmak demek onların adetlerini uygulamak demek değildir. Onlar gibi çalışkan, dürüst, sistemli bir hayat arzulanmalı, uygulanmalıdır. Ne yazık ki kendimize ait de bir adet geliştirip dünyaya örnek olamıyoruz. Gençlik dönemlerimiz bırakınız öpüşmeyi, el ele tutuşmanın ayıplandığı dönemlerdi. Ya şimdi...
Hiçbir gelişmiş ülkede asker uğurlaması, evlilik töreni, doğum vs adı ne olursa, hangi gerekçe ile olursa olsun ana yolu kesmek, drift yapmak mümkün mü? Caddelerde bangır bangır müzik açıp araç sürmek söz konusu mu? Biz batılılardan her şeyi kopyalıyoruz, hatta Suudilerden anların adetlerini din gibi alıp uyguluyoruz da. Peki, kim, yani hangi ulus bizim bir adetimizi uyguluyor? Buna kim dur diyecek?













