Hatırlarsanız bir kaç kez şehir merkezinde seyyarları, dilencileri, dürüm isteyenleri, dükkanları kaldırımları istila edecek şekilde büyütenleri, açıkta satılan kuruyemişleri, dürümcüleri, tatlıcıları vs.dile getirmiştik. Zerre bir ilerleme olmadığını sokağa çıkan herkes gözlemliyor. Hatırlatalım, kaldırımlar kuruyemişçi, zavzacı, sucukçularca resmen alenen işgal edilmiş durumda. 3 metrekarelik dükkanın 4 metrekare kaldırım işgali var. Meydana bir bakın sevgili okur, öğlene kadar taksiler, sivil araçlar sucuk, su taşıyanlar, o güzelim taşların üzerinde pervasızca gelip mal indiriyor. Oysa belediyelerimiz insana daha güzel bir meydan yapma, daha güzel taşların üzerinde yürüme için çabalıyor. Ama o raçlar çıtır çıtır o taşları kırıyor. Trafik polisine söylediğimizde, o bölge trafiğe arındırılmış alan değil bir şey yapamayız diyor. Bu araçları kim engelleyecek?. Ziraat bankası önü. Sur çevresi ise okeycilerce doldurulmuş. Lüten Cıncıklı camisi etrafına, Sur dibine gidin, aile geçebiliyor mu?. Düvenönü, böyle, İstasyon caddesi böyle. Dürümcüler yollara masa atmışlar, kimse yahu ne oluyor, burası insanlar geçsin diye yapıldı demiyor. Ama bu mücadele sadece belediyelerin işi değil. Odaların üyelerine dışarı koymayın şehirmiz kötü imaj çiziyor dediğini duydunuz mu?. Zabıtalar mesela simit satanlara hadi buradan gidin diye çok caydırıcı(!) müdahalede bulunuyorlar. Ama gel gelelim vatandaşımız üstüne vazife gibi hemen karışıyor. Ne zararı var, satsın, ekmeği vs. Oysa bilinçli vatandaş kendisi almamalı, zabıtaya destek olmalı. Kuru yemişçilere bakın, tozun toprağın, egzoz gazlarının, kuş pisliklerinin yoğun olduğu alanlarda, yani insanların yürümesi için yapılan kaldırımları resmen alenen işgal ederek satış yapıyorlar. Kim dur diyecek?. Belediyeler, odalarla el ele verip oy kaygısı gütmeden kesin ve net bir şekilde engel olmalıdır.
Cami-i Kebir kısmına sakın aracınızla gitmeyin. Dükkanların önü merdiven, tüp vs ile dolu. Dükkanların önü de tutulmuş. Yapılması gereken şu. Odalar üyelerine çağrı yapacaklar. Gurbetçilerimiz geliyor, mümkün olduğu kadar araçlarınızı çıkarmayın, misafirler rahat gelip gitsinler, araçlarını park etsinler. Gerekirse gurbetçilerin park ücretlerini odalar ödeyerek katkı vermelidirler. Dememiz o ki, seyyarlarla, kaldırım işgalcileri ile, anormal fiyatla sucuk satanlarla mücadele etmek, düzene sokmak oy kaygısı olmaksızın belediyeler kadar odalar-borsa ve esnaflara düşmektedir. Kayseri itfaiyesi gibi zabıta teşkilatı da Kayseri zabıtası olarak tek çatı altında toplanmalı, bir belediyeye şikayet ettiğiniz zaman, ben karşıyım ama filanca göz yumuyor dememelidir. Zabıtalar eskiden yetkili ve etkili görev yapardı, şimdi zabıtalar ne iş yapar diye sorgulanmalıdır. Seyyarlar, kaldırım işgalcileri oy veriyor ama asıl seçmen bu durumdan mağdur olanlar. Allah herkese vicdan, ahlak, dürüstlük, saygı ve helal kazanç nasip etsin.
Günün sözü..
Kötü iyiyi tanır da, iyi kötüyü tanıyamaz.













