Kayseri Milletvekili Mustafa Baki Ersoy çevresinde gençlik yıllarında fedakâr, iyi niyetli, garibanı kollayan ve tanısın tanımasın herkesin yardımına koşan biri olarak tanınıyordu. İl Başkanı olduğunda genç yaşından dolayı o nu tanımayanlar genç, hata yapar gözüyle bakarken, özellikle davanın liderine yapılan haksızlığa ilk dur diyen il başkanı oluyor, liderine, oynanan oyuna dur diyor ve büyük takdir görüyordu. O vefalıydı..
Ülkücü camiada tanınsa da MHP İl Başkanlığı’nda, Milletvekilliğinde mütevazı davranışları, saygısı ve herkesin her işine koşmasıyla tanınmasını ve sevilmesini sağladı. Kendi arkadaşları, partilileri haricinde başı sıkışıp her arayanın işini çözmeye çalıştı. Şehrimizde olsun, ülke genelinde olsun direk telefon numarası büyük bir çoğunlukta olan tek milletvekilidir Ersoy..
Düğünlerde, vefatlarda hep en öndeydi. Hatır bilir, gönül almasını bilir denirdi de hayır işlerine düşkünlüğü pek bilinmezdi. Neden bilinmezde derseniz veren el alan eli görmemeli düsturu ile gizli yardımseverdi. Özellikle ramazan ayında büyük iaşeler dağıtır, odunu kömürü olmayanları bulur ve evlerine yollardı. Şimdi bu saydıklarımızın fazlasını yapıyor.
Hiç bir beklentisi olmadan, davasının zirvesi sayılan il başkanlığındaki performansı Baki Ersoy'u Milletvekilliğine taşıdı. Yaşlılara, fakir fukara demeden önünü düğmeleyip el öpen kaç vekil var?. Milletvekili olması bizzat lideri tarafından istenen Ersoy bunu da emir telakki edip çalışmalara başladı, çalmadık kapı bırakmadı, seçildi.
Baki Ersoy milletvekili seçilince değişeceği, burnunun kalkacağı beklentisini boşa çıkardı. Gece yarıları hiç tanımadığı, partisinden olmayanların telefonlarına çıktı, çözüm aradı, çözdü de. Sevildi, sayıldı. Şehri ile bağını hiç koparmadı. Kayserispor maçlarını kaçırmayan, haklarını savunan Baki Ersoy, Erciyes FK’nın da hamisi oldu. Kapalı kale taraftarlarına yaptıklarını elbette yazamayız ama o gençlerle hep iç içe oldu ve olmaya da devam ediyor. Geçmişte hatırlayalım, partisinden, davasından koparmaya çalışanlar farklı yorum ve eklemelerle liderine şikâyette bulundular. Belki de kıskandılar?.
Hayat pahalılığı nedeniyle yaptığı ve herkesin onayladığı yorumları bazılarını rahatsız etti. Parti Genel Merkezi’ne kadar şikâyet edildi. Parti görüş ve stratejisine aykırı olup olmadığı araştırılırken de tedbiren disipline sevk edildi. Bu sevk elbette onu sevenleri derinden üzdüyse de ikbal beklentisi olanları, sıralamaya girme hayali kuranları, Ersoy'u kıskananları mutlu etti. Bu mutluluk liderin liderlik vasfı ile de sona erdi. Mustafa Baki Ersoy partisine, gönül verdiği, hiç kopmadığı davasına ve partisine dönmüştü… Hayırlı olsun.
Her düğünde, cenazede, bayramda içimizde olan Baki Ersoy aldığı aile terbiyesi doğrultusunda memleketi, milleti için çalışırken, doğruları dile getirmekten de taviz vermiyor. Hiç tanımadığı, arandığında görüş ve partisini sormadan işlerini takip ettiği kişilerden aldığı dualar bu genç kardeşimizin yolunu, önünü açmıştır. Bu ülkenin sürekli vatandaşın içinde, kalbinde olan vekillere ihtiyacı vardır. Baki Ersoy da bunlardan biridir.
Günün sözü Değer vaktinde bilinmeli...













