Avrupa Futbol Şampiyonası’nda mücedele eden A Milli Takımımız işi son maça bıraktı. Gruptan çıkmak için herşey elimizde ama bu kafayla zor gibi.
Gürcistan galibiyeti ile başladığımız F Grubundaki ikinci maçımızda turnuvanın favorilerinden biri olan Portekiz’e 3-0 kaybettik. Portekiz’e kaybetmek dünyanın sonu değil ama biz ne yaptık ona bakmalıyız.
Sayın Montella’nın Portekiz karşısında sahaya sürdüğü kadroyu tek ben değil, herkes yanlış buluyor. Kadroda yer alan birçok çoğunun hem yetersiz, hem hazır olmayışını hepimiz gördük ve izledik. İtalyan hoca Montella’nın yen yapmak istediğini bir türlü anlamış değilim...
Turnuvaya başlamadan önce oynanan hazırlık maçları sonrası çevremde konuştuğum sporseverleri şunu net bir şekilde ifade etmiştim. “Milli takımımız genç ve dinamik ama.. Bizi yakarca savunma ve kaleciler yakar demiştim”.
Gelinen noktada ne kadar haklı olduğumu görür oldum ve milli takımın kalecileri ve savunma oyuncuları bu şekilde olmamalı. Milli takımın kalecisi Altay Bayındır olamaz, stoperi Samet Akaydın olamaz.
Kadroda Uğurcan Çakır varsa o oynar, Altay Bayındır değil.. Mert’in sakatlığı varsa kalede Uğurcan Çakır’ın olması gerekiyordu ama Montella hoca yanlış tercih yaptı. Altay Bayındır oynadığı kulüpte kaç maç oynamış, ne yapmış. Hiç birşey yapmamış ama Portekiz maçında kalede o var.
Altay’ın yerine milli takımda Kayserispor’dan Bilal Bayazıt’ın olması gerekirdi.
Portekiz maçı artık geride kaldı ve önümüzde Çekya maçı var. Çekya maçınında alınacak galibiyet veya 1 puan bizi gruptan çıkartacak. Çekya maçında da aynı hatalar tekrarlanmaz ve ‘Bizim Çocuklar’ gerekeni yapar.
Şuan da turnuvada yer alan 24 takım arasında savunması ve kalesi en kötü takımız diyebilirim.
Son maçlar öncesi herşey bizim elimizde. İnşallah gruptan çıkar yolumuza devam ederiz.













