Milli heyecanın tavan yaptığı günlerden geçerken, Kayserispor’da ise önemli gelişmeler birbirini takip ediyor. Malumunuz Kasımpaşa ile adeta lig finali oynayacağız. Bunun yanında dün sıcak bir gelişme daha yaşadık ve Sarı-Kırmızılı kulübe yeniden 3 dönemlik transfer yasağı geldi.
Bir karabasan gibi hiç kendini unutturmayan transfer yasağı mevzusunu bir kenara bırakalım. Zira, bu durum bu sezon için artık birincil önceliğimiz değil. Bu durumu sezon sonunda düşünürüz. Nasıl olsa alıştık, bağışıklık kazandık, Bir şekilde sezon sonu bu sorunu yine çözüp yolumuza devam ederiz.
Ne olursa olsun birinci önceliğimiz ligde kalmak. Bunun içinde saha içinde kalmaktan başka çaremiz yok. Saha dışı etkenleri daha sonra düşünürüz.
Milli maçların ardından ligde oynayacağımız ilk maç deplasmanda Kasımpaşa ile olacak. Baktığımızda aramızda sadece 1 puanlık fark var. Yeni kazandığımız taktirde haftalar sonra küme düşme hattından kurtulacağımız gibi, kaybettiğimizde ise 4 puan gibi kalan kısıtlı haftalarda kapatmamızın çok zor olacağı bir farkla karşı karşıya kalacağız.
Son haftalarda ortaya konulan iyi futbolun zorlu İstanbul deplasmanında da devam etmesi halinde amacımıza ulaşabileceğimiz ortada. Ancak, şu unutulmamalı ki Kasımpaşa ekibi de bu maça final havası ile bakıyor. Yani hiç kolay bir maç olmayacak.
Bu nedenle bu zorlu doksan dakikaya sadece bir futbol kulübü olarak değil bir şehir olarak hazırlanmamız gerekiyor. Bunu normal bir lig maçı değil, bir memleket meselesi olarak görmeliyiz.
Tüm şehrin bu meseleye sahip çıkması, takıma olan desteğini açıklaması şart. Hem maddi, hem manevi olarak bu maça şehrin katkısı oyuncularında kendilerine olan güveni daha da üst noktalara çekecektir.
Unutmayın, bu takımın küme düşmesi bu şehrin küme düşmesi demektir.
Bu nedenle ne Kayserispor ne de bu şehir küme düşsün. Kalan kısa zamanı en iyi şekilde değerlendirerek bu maça verilen önemi şehrin oyunculara en iyi şekilde hissettirmesi gerekiyor.
Önce milli takım ile yüzümüz gülsün ardından Kayserispor ile...













