Evetttt…
Kısa bir aranın ardından yeninde sizlerleyim.
Zecorner Kayserispor, son derece önemli günlerden geçiyor.
Bu tabloda “Kayserispor kesin düşer” diyen de “Kayserispor bu ligde kesin kalır” diyen de sezon sonunda yanılabilir.
Tam manasıyla iki ucu keskin bir bıçak üzerinde bulunan Sarı-Kırmızılı camiayı bu günlerde umutlandıran en önemli konu ise Kocaelispor maçında ortaya konulan iyi futbol.
Yeni transferler zamanla takıma adapte olmaya başladı. Özellikle sağbek konusunda Brenet’in takıma adapte olması ile birlikte görünüm daha olumlu bir yönde seyredecek.
Ama şunun da altını çizelim, ligin boyu her geçen hafta kısalıyor. Şu anda küme düşme hattında bulunan temsilcimizin, buradan kurtulması için oynayacağı maç sayısının azalması en büyük handikap olarak karşımızda duruyor.
Bizim için artık her maç final, her puan altın değerinde. Bu nedenle kendi sahamızda iyi oynamamıza rağmen kaybettiğimiz Kocaelispor maçını ileride umarım çok aramayız.
Fikstür olarak baktığımız da rakiplerimizle göre evet avantajlıyız. Ama bu avantajı hayata geçirmemiz için kazanmamız şart. Bakıyoruz ligde son 7 haftadır maç kazanamıyoruz. Son 4 maçı ise yenilgi ile kapattık. Ligin ikinci yarısında puan alamayan tek takım konumundayız. Yani bu performans ile fikstür avantajının pek önemi kalmıyor.
Bu hafta deplasmanda zorluk derecesi son derece yüksek bir maç bizi bekliyor. Ligin en kompakt futbolunu oynayan, kalite olarak yüksek olan bir takımı Göztepe… Kendi sahasında taraftar desteğini alan renktaşımız yönetim olarak ta çok iyi yönetiliyor.
Net olarak kâğıt üzerinde favori İzmir ekibi ama futbolun güzel yönü futbolun kâğıt üzerinde oynanmaması. Futbol sahada isteyen, mücadele eden, rakibinden çok koyanın kazandığı bir oyun. Bunun için de Kayserispor’un istemesi, mücadele etmesi halinde üç puanı alması o kadar da zor değil.
İzmir deplasmanı Zecorner Kayserispor için yeni bir başlangıç olur mu?
Neden olmasın!













