Bellona Kayserispor’da son günlerde gündem oldukça yoğun… Seçimli Olağanüstü Genel Kurul kararı alınmasının ardından halef, selef başkanlar üst üste açıklamalar yaptı. Ancak ben olaya farklı noktadan bakıyorum. Önceki dönemlerde Genel Kurul kararı alındığında başkan kim olacak düşüncesi oluşur, kulübün sahipsiz kalacağı endişeleri yaşanırdı. Şimdi ise geldiğimiz noktada bu yaşanmıyor. Aksine, başkan adayı sayısı bir hayli fazla.
Elbette resmiyette başkan adayı olmadı ama Berna Gözbaşı, “Gerekirse yine Kayserispor’u Türkiye’nin en fazla konuşulan takımı yapmak için göreve geliriz” dedi. Ali Çamlı’nın göreve devam etme eğilimi malum. Hatta dışarıdan farklı adalar bile dillendiriliyor. Daha ne olsun!
Ama şuna da dikkat edelim, yapılan suçlamalar ortaya atılan iddialar yenilir yutturulur gibi değil. Bu durum iddia sahiplerini ve muhataplarını değil unutmayalım ki Bellona Kayserispor’u yıpratır. Bunun için de Genel Kurul tarihine kadar herkesin daha dikkatli olması gerekiyor.
Açıklamalara, demeçlere dikkat ederek Bellona Kayserispor’a yakışır bir genel kurul süreci yaşatılmalı. Zira yapılacak bu suçlamaların kimseye bir yararı yok. Sonuç odaklı olunmalı ve sorunlar birlik-beraberlik içerisine nasıl çözülür onun yolları aranmalı.
Bir de unutmayalım ki Berna Gözbaşı ile Ali Çamlı aynı yönetim içereside yer aldı. Berna Başkan döneminde alınan kararların tamamında Ali Çamlı’nın da imzası var. Bu gerçeği görmezden gelemeyiz.
Bu nedenle kulüp başkanlığı koltuğunda oturan A veya B hiç önemli değil… Önemli olan Bellona Kayserispor için yaptıkları ve yapacaklarıdır. Unutmayın bu kulüp ne badireler atlattı. Dönemin başkan ve yöneticileri “Kan kustum, kızılcık şerbeti içtim” diyerek bu durumu Kayseri dışına taşacak şekilde dillendirmediler.
Şimdi de yapmamız gereken bu… Hep birlikte “Kan kusacağız, kızılcık şerbeti içtik” diyeceğiz. Yeni bir diğer deyimle “Kıl kırılacak, yen içinde kalacak” ama bu gemi sorunsuz sıkıntısız yürümeye devam edecek.
Evet, kesinlikle kolay bir süreç olmayacak. Ama kimse de unutmayacak ki bu gönüllü bir iş ve zorluklara bu gönüllülük esası kapsamında göğüs gererek kimseyi suçlamayacak.
Yani sözün özü; bu kulüp sahipsiz kalmaz kardeşim. Önemli olan sizin bu tarihe düşeceğiniz not. Yok, ben sıkıntıya gelemem, her zorlukta çıkar kamuoyu önünde konuşurum diyorsanız bir zahmet aday olmayı verin. Bakın ben bırakırsam kulüp sahipsiz kalır söyleminin ne kadar boş olduğunu gördük.
Bu şehirde herkesin alternatifi var, herkes ona göre davranacak.













