Ana muhalefet partisinden seçilip başka partiye geçen, oradan da istifa edip iktidar partisine geçen milletvekili hayatında görüp göreceği en büyük sosyal medya lincine uğradı desek yeridir.
Sanki ilk kez parti değiştiren vekilmiş gibi neler söylendi, neler yazıldı neler…
İlk değil elbette, ana muhalefet partililer çok iyi hatırlar, Güneş Motel transferlerini. Dönemin iktidar partisinden 12 vekil Güneş Motel’de ana muhalefet(o zaman da ana muhalefetti) genel başkanı ile görüşüp bakanlık verilmesi karşılığında partilerinden istifa edip ana muhalefetin iktidar olmalarını sağlamışlardı.
Çok uzağa gitmeye gerek yok, Mehmet Bekaroğlu, Abdülatif Şener hangi partiden gelip ana muhalefet vekil partisi vekili oldular? Dahası geçen dönem ilimiz vekili dahil 20 vekil zıt görüşlü partiye geçip grup kurdurdular, seçime girmesini sağladılar ve hazine yardımı aldırdılar. Yani hülleyi içlerine sindirdiler.
Bu konuda, yani transferler konusunda görüşümüze gelince, saygıdeğer okur, ister milletvekili, ister meclis üyesi, kim olursa olsun seçildiği partiden istifa ederse başka partiye geçememeli. Şöyle ki ‘bağımsız seçilen biri dilediği partiye geçer, ama partiden seçilen istifa halinde otomatik olarak üyeliği düşer’ denilmeli. Zaten istifa tek taraflı bir karardır, ‘istifa ediyorum’ diye yazılı beyan olması halinde üyelik düşer ve o partiden sıradaki kişi yerine gelir ya da dönem sonuna kadar üyelik boş kalır.
Şimdi bakıyoruz, milletvekili diyelim istifa etti, ne yapacak, dilekçe ile Meclis başkanlığına beyanda bulunacak. Yeterli mi? Demokrasilerde elbette yeterli, bizde komisyona havale, komisyon incelemesi sonrası Meclis’e gelme. Başkan uygun bulursa Meclis’te görüşülüp oylanma sonrası yürürlüğe giriyor.
Yurt dışına kaçan, saklanan, dokunulmazlığı kaldırılan bazı vekillerin halen maaşlarının yattığı söyleniyor. Neden?
Meclis görüşmelerinde seçmene, basına selam, yola devam denilerek görüşülmekte olan maddeler sırasında cep telefonunu meclis kürsüsünde çekiçleyen vekile ne demeli? Ağzı açılan, gazi Meclis’in saygınlığı, itibarı diyor ama bakın bizim paralarımızdan maaş alan vekil bizim telefonumuzu bizim kürsümüze zarar vererek kırıyor. Yakışıyor mu? Hani Meclis’in saygınlığı?
Çekiç sallayan, telefon kıran vekilin partisinden seçilen kadın vekil, hatırlarsanız milyarlık telefon ve iletişim parasını Meclis’e, yani bize ödetmişti. Demek ki Meclis’in saygınlığını, itibarını en çok vekiller sağlamalı. Zaten ekonomik durumu iyi olmayan vekil olamıyor.
Sonuç olarak, ana muhalefet partisinden seçilen, İnce’nin partisine geçen ve oradan da iktidar partisine kayıt olan vekili eleştirirken geçmiş transferleri, yatay geçişleri unutmayalım. Bakınız iktidar partisi başörtüsü için anayasaya madde koyuyor. Hemen bir madde de bu konuya koyun. İster milletvekili olsun isterse belediye meclis üyesi. İstifa etmek için yazılı beyan vermesi halinde otomatik olarak üyeliği de düşmeli. Çekiç sallamaya, telefon kırmaya, sosyal medya lincine gerek yok. İstifa edenin vekilliği de düşsün, düşmeli de. Buyurun samimiyet testine...
GÜNÜN SÖZÜ: İnsan yetemediği her şeyin bahanesini, istediği her şeyin çaresini bulur…













