TÜRKÜLERİN ÖYKÜSÜ
PENCERENİN ALTINDA DA ZERDALİ DALI MISIN
Çankırı'nın Çerkeş kazasının Hacıbey köyünde, altı çocuğuyla beraber yoksul bir hayat süren, bütün umutları toprağa bağlı bir aile vardır.
Bu ailenin Gülbahar adında çok da güzel bir kızı vardır. Henüz on beş yaşında olan Gülbahar'ın, gönlünde köyün zenginlerinden, bir ağanın oğlu olan Murat yatmaktadır.
Murat'ın bundan haberi yoktur. Gülbahar her gün testisini alır çeşmeye gider.
Gider ama düşünceleriyle beraber Murat’ı da götürür beraberinde... Testisini doldurur, penceresinin önündeki zerdali ağacını sular, ama bu işleri yaparken hep Murat'ı düşünmektedir. Bir gün çeşme başında Murat'ı görür.
Heyecanını gizleyemez. Gülbahar'ın elleri titrer, yüzü durmadan renk değiştirir, Murat dayanamaz sorar:
''Beni sevdiğini söylüyorlar köyde, doğru mu bu?'' Gülbahar bu sefer daha da heyecanlanır, bir şey diyemeden kaçamak bir bakışla Murat'ın yüzüne bakar, hızla oradan uzaklaşır. Bakış o bakış, Murat'ın da içine bir ateş düşer.
Her gün çeşme başında buluşmaya başlarlar. Murat'ın babası bunu duyar, oğlunun bu fakir kızla ilgilenmesini istemez.
Komşu köyden bir kızla Murat'ın nikâhını kıydırır. Bütün umudunu yitiren Gülbahar, ekmekten aştan kesilir.
Günlerce ağzına bir şey koymaz. Artık her şeyin bittiğine kanaat getirerek büyük bir umutla beslediği zerdali ağacına kendini asar.
Davul zurna sesleri köyün sessizliğini yıkmış, artık gelin geliyordur.
Her şeyden habersiz Murat pek düşüncelidir. Haberi duyunca beyninden vurulmuşa döner, kendine ve insanlara lanet okur, çok geçmeden aklını yitirir ve bir daha da eski haline dönemez...
Pencerenin altında da
A beyim zerdali dalı mısın?
Düşkün düşkün duruyon da
A beyim benden sevdalı mısın
Hep kara leyli de bakışır amman
Kaşları gözlere yakışır amman
Pencerenin altında da
A beyim kitap almış okuyor
Perçemine mis sürmüş te
A beyim yel estikçe kokuyor
Hep kara leyli de bakışır amman
Kaşları gözleri yakışır amman
GÜNÜN SÖZÜ: İnsan her şeyi unutabilir ama zor zamanında yanında olmayanı asla unutmaz…













