Osmanlı zamanında Diyarbakır’a taşınan varlıklı bir Süryani ailesinin çocuğu olmamaktadır. Adaklar adanır, şifalar aranır ve sonunda dünya güzeli bir kızları olur. Suzan adını verdikleri bu kıza, Süryani bir aileden geldiği için Osmanlıca Suzan Suzi denir. Suzan, çok güzel bir kızdır.
El üstünde tutulan Suzan ile annesi bir gün kurban kesmek için Kırklar Dağı’na giderler. Burada ilk kez karşılaşan Suzan ile Adil birbirlerine aşık olup kaçarlar ve o gece birlikte olurlar. Haber duyulur, Suzan’ın şehirde adı çıkar. Buna dayanamayan Suzan, On Gözlü köprüden atlayarak canına kıyar. Sevdiğinin ölüm haberini alan Adil de onun arkasından atlar. İki aşığın hazin sonu, bölgenin ozanları tarafından dilden dile aktarılır.
Kırklar dağının düzü
Ziyaret çarptı bizi
Kırklar dağının düzü
Ziyaret çarptı bizi
Kör olasın Suzan Suzi, Suzan Suzi, Suzan Suzi
Sular apardı bizi
Kör olasın Suzan Suzi, Suzan Suzi, Suzan Suzi
Sular apardı bizi
Köprü altı kapkara
Suzan gel beni ara
Köprü altı kapkara
Suzan gel beni ara
Saçlarıma kumlar doldu, kumlar doldu, kumlar doldu
Tarak getir sen tara
Saçlarıma kumlar doldu, kumlar doldu; kumlar doldu
Tarak getir sen tara
GÜNÜN SÖZÜ: Mal sarhoşluğu içki sarhoşluğundan beterdir…













