Rektör, dilimize Fransızca’dan giren bir sözcük. Doğru olan ‘Üniversite Başkanı’ denmesi. Rektör tanımını yapalım; üniversitenin tüzel kişiliğini temsil eden, yönetimden eğitim ve öğretimin düzenli yürütülmesinden sorumlu profesör.
Rektörler 27.027 lira civarında maaş alıyorlar. Ayrıca döner sermayeden hiç çalışmadan da aslan payını alıyorlar. Bu arada profesör maaşlarının 20.904 lira olduğunu belirtelim.
Şehrimizde 4 üniversite var, iki üniversitemizin rektörlerinin görev süreleri önümüzdeki ay doluyor. YÖK şimdiden başvuruları alıyor ve cumhurbaşkanı tarafından atanacaklar. Elbette görev yaptıkları döneme göre değerlendirilecekler. Erciyes Üniversitesi Rektörü bu konu sorulunca “Elbette adayım” demiş. Demek ki çok önemli işler, hizmetler yapmış ki, ‘bu da soru mu’ dercesine ‘elbette adayım’ açıklaması yapmış.
Bizim bildiğimiz veteriner Prof.’un bulduğu ama dünya sağlık örgütünce henüz onaylanmayan aşı. Onun haricinde elbette aday olan rektörün neler yaptığını takdir edecek olan önce YÖK, sonra cumhurbaşkanı.
Cumhurbaşkanımız rektör ataması yaparken bazı üniversitelere milletvekili olup mesleğe dönenlerden de atama yaptı. Bu nedenle çok kısa süre milletvekili olan, eş durumu rektör yapar mı zaman gösterecek. Zaten o ile, ülkeye neler kattıkları, ne gibi yenilikler, faaliyetler yaptıkları, üniversiteyi nerelere yükselttikleri sorulmuyor. Bakınız dünya genelinde ilk 500’de üniversitemiz yok. Sorumlusu kim? Mezunların kaçı iş buluyor, bilgi var mı?
Rektörler elbette üniversite yönetiminde çok etkili, çok da yetkililer. Mesela akademik unvan vermemek, kadrosunu yenilememek, üniversitenin ücra köşesinde değerlendirmek. İntihal soruşturması açmak, disiplin soruşturması ve ceza vermek gibi üniversite hocaları üzerinde büyük yetki sahibiler. Üniversitelerde oluşturulan yönetim kurulları, senatolar rektöre yardımcı olmak için kuruluyor. Döner sermaye gelirini rektör kendisi belirliyor. Öğretim görevlileri başta intihal olmak üzere disiplin vs. diyerek gelirlerinden, işlerinden olmamak için rektöre kayıtsız şartsız boyun eğiyor.
Rektör, rektör yardımcısı ve genel sekreterlere gelir getirici katkılarına bakılmaksızın, uygun görülen birimin döner sermaye hesabından yönetici payı olarak ayrılan tutardan kanunda belirtilen oranları geçmeyecek şekilde yönetim kurulunca belirlenen tutarda ek ödeme yapılır. Yani fiilen çalışanların haricinde bu kişiler de döner sermayeden pay alıyor.
Sözün özü şudur, Rektör o üniversitenin tek yetkilisidir, yeni kadro açar, naklen yakınlarını üniversiteye alır, bir imamı genel sekreter, yardımcısı yapar. Yetki çok olunca, şehirde de protokol tarafından saygı ve taltif görünce iştah açan bir makam haline geliyor. Liyakat mı, siyaset mi bilinmez, dileriz hak eden hak ettiği makama gelir.
GÜNÜN SÖZÜ: Canı yanan sabretsin, can yakan canının yanacağı günü beklesin…













