Geçtiğimiz hafta yürekleri yakan trafik ölümleri ile, yitirilen masum insanların cenazeleri ile kahrolduk. Gerek Gaziantep ve gerekse de Mardin de yaşananları kaza olarak değerlendirmek son derece yanlıştır.
Medyada görmüşsünüzdür, Gaziantep de yaşananları hatırlayalım. Otobanda nedeni bilinmeyen bir kaza oluyor. Bir araç refüjden çıkıp takla atıyor. Kaza yerine ambulans ve itfaiye sevk ediliyor. Kaza mahalline yaklaşık 1 saat sonra gelen otobüs, aşırı sürati, dikkatsizliği sonucu çarpıyor ve pek çok canı, bu hayattan sevdiklerinden koparıyor. Buna kaza denir mi?.
Gaziantep de otobüs sürücüsü kaza yerine 20-30 metre kalana kadar yolun boş olduğunu, insanları görünce kaza olduğunu anladığını, frene basıp basmadığını hatırlamadığını, otobüsün nasıl yattığını bilmediğini söylüyor. Yani otobanda kaza olmuş, bir araç uçmuş, kaza yerine sağlık ve itfaiye ekipleri gelmiş, çalışmaya başlamış ama güvenlik tedbiri alınmamış. Buna kaza denir mi?.
Kaza sonrası gelen otobüsün çarpması ile olay yeri ana baba gününe dönmüş, görüntülere bakın, olay mahalli kapatılmamış, trafik ekipleri elleriyle geç geç yapıyor, ilginç değil mi?. Madem kaza olmuş, olay yeri için yolun epey uzak noktasından başlayarak uyarı levhaları dikilemez miydi?. Tedbir alınmayan olay yerine kaza denir mi?.
Derik ilçemizde rampa aşağı inen bir araç kazaya neden oluyor, ölü ve yaralılar var. Vatandaşlar toplanmış ve yardıma koşuyorlar. Bir süre sonra freni patladığı söylenen bir başka TIR bu kalabalığa dalıyor. Buna kaza denir mi?.
Her iki olaya da kaza dersek işi sürücülerden, gerekli tedbirleri almayan sorumlulardan alıp kadere, mekaniğe bağlamış oluruz. Oysa şimdi Emniyet Genel Müdürlüğü tam nizami ve tarafsız ehliyet sınavı yapsa, % 80’i ehliyetini kaybeder.
Hep öğretilen rampayı hangi vitesle çıkarsan, o vitesle ineceksin. İniyorlar mı?.
Rampa aşağı yüksek vitesle ya da boş ta inerken frene çok basarsan balatalar ısınır ve tutmaz. Derik’te yaklaşık 20 dakika önce bir olay meydana gelmiş, vatandaşımız yardım için koşmuş, neden yol tedbiri alınmaz?. Freni patlayan yani hatalı kullanım ile tutmayan fren nedeniyle bir başka TIR kalabalığa dalıyor, canlar gidiyor, buna kaza denir mi?. Freni patlatana kadar ısıtan, araç muayenesini yaptırmayan, yol tedbirini almayan güvenlik görevlilerinin hatası yok mu?. Olay mahallinde neden tedbir almadılar. O TIR sağa değil, sola kırsa benzinliğe dalacak. Kaza mı diyeceğiz?.
Her iki olaya da kaza dersek suçu, hayatı ve bundan sonra alınması gereken tedbirleri insandan alıp mekaniğe veririz ki, bu da başka olaylara yol gösterir.
Cumhurbaşkanı açıkladı, her aileye 550 bin lira para verilecek. Elbette yitirilen canları geri getirmez ama Allah razı olsun. Bu parayı, kazaya neden olanlar vermeleri gerekmez mi?. Sürücü hatalarını, tedbir alınmamasını kaza diye geçiştirip tazminatları vatandaşın vergisinden ödemek doğru mu?. Olaya neden olanlar kısa sürede çıkar, verilen tazminatlar tüm firmalara,sürücülere ibret olmaz mı?.
Adına tedbirsizlik, araçların kontrolü, uyuma, sürat vs.ne dersek diyelim yitirilen 30 canı bu hayattan kopardı. Elbette suç varsa, ihmal varsa bunun bir bedeli olmalı.Otobüs sahibi ve firması ile TIR şirketlerine ibretlik para cezası verilmeli ve bu paralar yitirilen canların ailelerine teselli olarak verilmelidir.
Her iki olaya da siz ce kaza denir mi?.
GÜNÜN SÖZÜ: Sen güçsüzlüğünü gösterdiğinde diğeri gücünü göstermek için bundan faydalanmıyorsa bil ki seviliyorsun…













