Ülkemizi yurt dışında başarıyla temsil eden milletvekili Emrah Karayel'in seçimler öncesinde İstanbul Barosu’na kayıtlı çok başarılı bir avukat olduğunu biliyor muydunuz? Gerek Kayseri gerekse de ülke için çalışkanlığı ve hizmetleri ile takdir gören Yaşar Karayel, siyasete nokta koymak istediğinde bizzat genel başkan tarafından Emrah Bey’in siyasete girmesi istenmişti. Zaten İstanbul'da işyeri olsa da Kayseri ile hiçbir zaman bağını koparmamış, geniş dostlar, arkadaşlar edinmişti. Milletvekilliği kararı verilince elbette kendi memleketi düşünüldü. İsmail Emrah Karayel milletvekilimiz, müthiş tevazusu, söz verildiğinde konulara hâkimiyeti ile sevilen bir vekil. Biz yine de tanımayanlar için kısa bir tanıtım ile takdim edelim...
İsmail Emrah Karayel, Kayseri, Tomarza, Akdere(Kelgin)’li Karayel ailesinin çocuğu olarak 1978 yılında İstanbul’da doğdu. İlkokulu Fatih İlkokulu’nda, ortaokul ve liseyi İstanbul İmam Hatip Lisesi’nde okudu. Üniversite eğitimini Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde tamamladı. Amerika’da İngilizce eğitimi gördü ve Kent State University’de Ceza Hukuku alanında yüksek lisans yaptı. İkinci yüksek lisansını İngiltere’de Canterbury şehrinde University of Kent’de Uluslararası Ticaret Hukuku alanında tamamladı.
Yurtdışı eğitimini tamamladıktan sonra, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu(TMSF)’nda 5 yıl süre ile batık banka patronlarının ülkeye verdiği zararın giderilmesi amacıyla yurtdışı davalarında görev aldı. Serbest Avukat olan Karayel, Erciyes Üniversitesi’nde özel hukuk alanında doktora da yapmıştır.
Türkiye’de yeni ve sivil bir anayasa yapılmasıyla ilgili çalışmalarda aktif görev aldı. Birlik Vakfı Gençlik Kulübü (Genç Birlik) Genel Başkanlığı yaptı. Milli Türk Talebe Birliği’nde (MTTB) 60. ve 61. dönemlerinde Genel Başkan olarak seçilmiş olup, halen MTTB Genel Başkanı’dır. Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) Yüksek İstişare Kurulu üyesidir. Kayseri Tomarzalılar Vakfı Yöneticisi’dir. Meclis’te de Avrupa Uyum Komisyonu Üyesi, Avrupa Birliği Karma Komisyonu Eş Başkanlığı görevini sürdürüyor.
Başarılarla dolu, kendini geliştirmenin, dil değil diller öğrenmenin, ahlakın neticesi. Örnek alınası bir hayat, ne dersiniz?













