Kanser, vücudun herhangi organ ya da dokusundaki hücrelerin kontrolsüz çoğalması ve büyümesi sonucu ortaya çıkan bir hastalık tablosudur. Kanser oluştuğu dokuya göre adlandırılır. 200'den fazla tipi tespit edilmiştir. En sık görülen ve ölüme yol açan kanser türleri akciğer, mide, karaciğer, kolon ve meme kanseridir. Ne yazık ki kalp krizinden sonra ülkemizde en yaygın hastalık ve ölüm nedenidir. Erkeklerde akciğer, kadınlarda ise meme kanseri ilk sırada yer almaktadır. Erkeklerimiz için en öldürücü olanı akciğer kanseri sigara içmeyerek önlenebileceği ön görülmektedir.
Başına gelmeyen bilmez, Allah bizden ve sevdiklerimizden uzak eylesin, kanser vücuda girince hem hasta ve hem de aile perişan oluyor. Bu arada şunu da kaydedelim, hastalıkla mücadele meşakkatli ve maddi olarak da yıpratıcı. Mesela bazı kanser türlerinin ilaçlarını SGK karşılamıyor. Geçtiğimiz hafta bir yakınımız aradı ve bir kutu ilacın 238 Avro olduğunu ve bu ilacın yurt dışından geldiğini, 3 kutu kullanması gerektiğini söyledi. Nasıl alacak?.
Hastalığın son evresi son derece zor geçiyor. Hospiz dedikleri (hospice) işte tam burada devrede olması gerekiyor. Hastalığın son aşamasında kalkamayan, eli ayağı tutmayan, ihtiyaçlarını gideremeyen bir hal çıktığında ev halkı da aynı derecede perişan.. Hasta bu aşamada saydıklarımızı yerine getiremeyecek durumda olmalarının yanı sıra hiç bir ilacın etki edemediği ağrılardan duramaz hale geliyor. Sabahlara kadar ne hastanın inlemesi duruyor, ne ailenin çilesi. Uyku haram..
Kayseri Kanser Araştırma Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Akif Özdemir, kendisi de çocuk onkoloji uzmanı olması hasebiyle bu konuda büyük çaba ve gayret sarfediyor. Mehmet Özhaseki ve Memduh Büyükkılıç’ın destekleri ile Hospiz Hastanesi ya da başka bir deyişle Hospiz Merkezi kurmaya çalışıyor. Erciyes Üniversitesi karşısına hazineden kiraladıkları alana büyükşehir belediyesince Hospiz Merkezi kuruluyor. Doğrusu ‘Atom Karınca’ gibi bir başkanın çoktan faaliyete geçirmesi bekleniyordu.
Hospiz Merkezi’nde 24 yatak bulunacak. Asıl önemli konu, şahsi beklentimiz, bu merkeze bir hayırseverin el atmasıdır. Sadece 24 yatak atmayla merkez oluşmuyor. Gerektiği kadar doktor ve yetişmiş personel bulundurulması gerekiyor. Bu da sadece belediye desteği ile değil, hayırsever desteği ile sağlanabilir. Kendisi de başarılı bir nöroloji uzmanı olan Dr.Memduh Büyükkılıç yeterli ilgiyi gösterse de, hangi bir işi tamamlasın?.
Hospiz Merkezi’nin önemini çeken, yaşayan bilir. Kanserde son evreye gelen hastanın acısı burada dindirilmeye çalışılacak, en azından aile bu acıyı çekmeyecek. Hastanelerde kanserden tedavi olan hastalar son evreye gelince hastanenin yapacağı bir şey kalmıyor ve hasta yakınlarına evinize çıkarın deniyor. İşte Hospiz son evredeki hastaların bakımı, ağrılarının azaltılması ve ailenin de hasta kadar o hastalığı çekmemesi için yapılıyor, yapılmalı ve bir an evvel hayata geçirilmelidir.
Dedik ya, çeken, yaşayan bilir. Allah tüm hastalarımıza şifa versin. Hospiz bir hayır sever bekliyor....
GÜNÜN SÖZÜ: İyilikten anlamak için zeka gerekir…













