Şehir Hastaneleri planlaması, uygulaması ile pandemi döneminde ne denli doğru ve isabetli bir yatırım, hizmet olduğu net olarak görüldü. Yapandan, yaptırandan Allah razı olsun.
Kayseri ölçeğinde Şehir Hastanesi yeri itibariyle tartışılsa da ulaşım sorunu çözümlenmesiyle halkımız alıştı. Raylı sistemin devreye girmesi ile de ulaşım çok rahatlayacak. Ulaşım rahatlayacak ama sevgili okur, hastane yeterli olacak mı?
Şehir Hastanesi yapılmadan önce ayrı hizmetler veren sağlık kuruluşları tıkır tıkır çalışıyordu. Hatırlayalım, Göğüs Hastalıkları Hastanesi tam dolu, Doğum Evi Hastanesi tam dolu, Çocuk Hastanesi, Askeri Hastane vs…
Düşünelim, Talas yolunda bulunan bu hastane, Göğüs Hastanesi olarak kalsa ne sakıncası vardı? Aynı hizmeti branş hastanesi olarak veremez miydi? Şimdi koskoca bina, bir kişiye 2-3 makam odası düşecek şekilde duruyor. Bu binanın maaş alanları, yakıtı, temizliği dünya bir gider değil mi? Ulaşımın kolay ve rahatlığı düşünülerek bu hastane, hastane olarak kalmalıydı. Yine de geç kalınmış değil. Ya Şehir ya Devlet Hastanesi’ne bağlı, göğüs hastalıkları, kalp hastanesi, göz hastanesi ya da butik hastane olarak mutlaka işlerlik kazandırılmalıdır. Yazık günah koskoca hastane bürokratların boş oturacağı müştemilat asla olmamalıdır. Hiç birini yapmıyoruz, yapamıyoruz deniyorsa, verin Erciyes Üniversitesi’ne, hastane olarak, hastanenin bir dalı olarak hasta baksın.
Askeri Hastane’yi ele alalım, şehrin en merkezi yerinde, Millet Bahçesi ile komşu, yeşillikler içinde muhteşem bir hastaneydi. Şimdi? Bu hastane boşaltıldı, İl Sağlık Müdürlüğü personelinin bir bölümü buraya nakledildi. Rivayet odur ki dönemin sağlık müdürü istemediği adamları buraya yolladı. Burası bürokrat sığınma, sürgün, çalışma adı ne olursa olsun asla yapılmaması gerekeni yaptılar. Burası mutlaka HASTANE olarak kullanılmalıdır. Yeşillikler içinde temiz hava alarak neden hastane olarak hizmet vermesin? Bir branş hastanesi de olur, donanımlı bir hastane de. Buna tıpkı atıl duruma getirilen Göğüs Hastanesi de dahil Askeri Hastane de butik hastane olmalıdır. Bunun için yeterli sağlık ekibi de var, hasta da. Yeter ki kaprislerden, kişisel egolardan uzak karar verilsin.
Doğum Evi Hastanesi’ni ise henüz kimse kapıp yerleşemedi. Bomboş duruyor, yazık değil mi? Boşalmasına yerelde karar verildiyse büyük vebal, Bakanlık karar verdiyse doğru anlatılmaması, hatalı öneriler verilmesiyle de yine büyük vebal. Sıkıntısını çeken ise asıl hizmeti bekleyen dar gelirli aileler. Ekonomik durumu iyi olanlar özel hastanelerde zaten. İyi de bunun sorumlusu kim? Yeniden doğum evi olarak hizmet vermesinde engel olan ne?
FETÖ iddiası ile özel göz hastanesi ellerinden alındı, yav göz hastanesi olarak işletsenize. Misafirhane yapıldı. Kim karar verdi, kimin malına karar veriyorsun diyen olmadı.
Ağzı açılan şehrin başka bölgelerine diyor, mesela bizim önerimiz İldem bölgesine hastane şart. İyi de adama sormazlar mı hazır hastaneleri kapatıp vatandaşın gelmediği sadece bürokratların oturduğu yerlere neden dönüştürdünüz?
Şehrimizde asıl konuşulması, çaba harcanması, düzenleme yapılması gereken bunlar olması gerekirken, biz sağlık müdürü-başhekim çekişmesi ile boşa aylar geçirdik. Vebali büyük.
Hatalı olan iktidar partisi milletvekillerinden sağlık sorumlusunun özel hastane ortağı olması. İl Sağlık Müdürü son derece iyi yetişmiş, devlet tecrübesi olan, milletvekilliği hayali kurmayan mutemet bir yönetici. Şimdilik kadrosunu kuruyor ve acilen de kurmalı. Varsa geçmişten çarpıklıklar düzeltip işe yoğunlaşmalı.
Bakın kapanacak denilen Devlet Hastanesi, Şehir Hastanesi ile aynı sayıda neredeyse işlem yapıyor. İsmail Altıntop bu işin mimarı. Sıfırdan alınıp A kalite olması ayakta alkışlanacak bir durum. Demek ki amaç hizmetse örneği İsmail Altıntop.
Sağlık Müdürü Dr. Mehmet Erşan Bey’e önerimiz, derhal Göğüs Hastanesi’ni yeniden aynı isimle ya da butik hastane olarak, Askeri Hastane’yi hastane olarak, Doğum Evi’ni aynı hizmeti verecek şekilde en kısa zamanda hayata geçirmesidir. Sanırız bu büyük hizmetler aynı zamanda hizmet kadar iktidar partisine de puan kazandıracaktır.
GÜNÜN SÖZÜ: Padişaha kaç tane dostun var diye sormuşlar, tahttan inince belli olur demiş…













