Mayıs 2013 yılında İstanbul Taksim’de yaşanan olaylar kısa sürede ülke geneline yayılmış ve uzmanlara göre ülkemiz 150 milyar Dolar zarar etmişti. Bilindiği gibi İstanbul Belediyesi yeniden düzenleme yapılan Taksim Meydanı’na nostalji amaçlı, geçmişte var olup da sonradan yıkılan Topçu Kışlası’nı yeniden yapmak istemiş, iş makineleri meydana inerek yıkıma başlamıştı. Bazı guruplar bu duruma itiraz etmişler ve eyleme başlamışlardı. Kısa sürede yaklaşık 50 kişi ile başlayan eylemler birtakım unsurların katkıları ile geniş bir kitleye yayılmış, Taksim Meydanı’nda bulunan 5 ağacın sökülmesine itirazdan çıkmış adeta isyana dönmüştü.
Eylemi yapanlar, iş makinelerinin çalışmalarını engellemek adına parka çadırlar kurup burada durmaya devam etmişlerdi. Derken yapılan itirazı haklı bulan Bölge İdare Mahkemesi bu alana topçu kışlası yapılma talebini durdurmuştu, ama eylemciler durmadı. Atatürk Kültür Merkezi’ne teröristlerin posterlerini asmaya kadar işi götürdüler. İstanbul Taksim Meydanı’nda 5 ağacın sökülmesini protesto amaçlı başlayan eylem ülke geneline yayıldı. Bingöl ve Bayburt hariç ülke genelinde her ilde eylemler yapıldı, kamu ve özel araçlar tahrip edildi, yakıldı yıkıldı, neden?
Eylemcilerle görüşen yetkililer ne istediklerini sordular. 3. köprü yapılmasın, yeni hava alanı, köprü vs büyük yatırımlar iptal edilsin diye talepte bulundular. Sanki başka ülkenin vatandaşları gibi. Yaktılar, yıktılar, peki ama neden?
Sadece İstanbul’da 58 kamu binası, 68 mobese kamerası, 337 iş yeri, 90 belediye otobüsü, 214 özel araç, 240 polis aracı yakıldı, 45 ambulans kullanılamaz hale geldi. Neden?
Sadece İstanbul’da 600 civarında polis yaralandı, 1 polis şehit edildi, neden? İstanbul Üniversitesi’nden Prof. Dr. Sefer Şener’e göre ülkemizin maddi kaybı 157 milyar dolar. O tarihte kişi başına kaybımız 1560 dolar, buyurun. Bunun neresi vatanseverlik? Bu zarar bizlerden toplanan vergilerle karşılandı, bunun hesabını kim, kimler verecek? Kim kışkırttı, kim sponsor oldu?
“Bunu 3-5 ağaç mı sandın” diyen artist İngiltere'ye sığındı.
Geçtiğimiz yıl tutuklu yargılanan kişiler beraat ettiler. Beraat suçlu değil anlamına gelir. ‘Neden suçsuz yere tutuldu’ diyen de olur, ‘Bunun hesabını kimler verecek’ diyen de. Daha sonra yapılan itiraz nedeniyle yeniden yargılandılar. Bu olayların sponsoru iddiası nedeniyle zengin bir iş insanı müebbet hapis cezası aldı.
Yukarıda sunmaya çalıştığımız eylemleri yapan vatan hainleri yokmuş, suçlu da yok. Demek ki yaşananlar rüya imiş. İyi de bu zararı kim ödeyecek? Bu zararla kaç fabrika, kaç okul yaptırılır, kaç kişi iş sahibi olurdu? Kimsenin yaptığı asla yanına kalmamalı, kim suç işlemiş ise mutlaka ceza yemeli. Ceza alanlara, ama bu yaşlı vs denemez. Arap baharı yapmaya çalışıldığı ve dış güçlerin kışkırtması olduğu çok açık. Kendi vatandaşımız kendi ülkesine bu kadar zarar verecek kadar akıl tutulması yaşamış olamaz. Suç varsa ceza da olmalı.













