Geçtiğimiz günlerde Yüksek Öğrenim Kurumu üniversitelere giriş sınav sonuçlarını açıkladı. Bakmayın siz birincilerin açıklandığına, genelde büyük başarısızlık var ama değerlendirilmiyor. Başarılı, yani birinciler açıklandı, okullar, milli eğitim müdürleri gururla açıkladılar, ya başarısızlar?
Üniversite sınav sonuçları dikkatle incelendiğinde gençlerin lise bitirene kadar eğitimden ne kadar yoksun, bilgisiz bir nesil olduklarını görüyoruz. Pandemi denildi, bayram denildi, uzaktan eğitim denildi, sınavlarda görüldü ki gençlerin büyük yüzdesi başarısız.
Öğrenciler sınav oldular ve başarı durumu görüldü, tek suçlu öğrenciler mi? Ya aile? Ya öğretmenler? Dünya genelinde ilk 500’de ülkemizden tek bir üniversite yok. Bu üniversitelerden mezun olanların bir bölümü öğretmen oluyor, kimi nasıl yetiştirsin, kendi başarısız…
Bir üniversiteye rektör ataması yapılıyor, öğretim üyeleri derslere aylarca girmeyip protesto ediyor. Hiç gelişmiş bir ülkede bunu görebilir misiniz? Özel üniversitelerde görebilir misiniz?
Gelelim gençlerin aldıkları neticelerin analizine.
Türkçe 40 soru, doğru cevap 8.2. Sosyal Bilimler 20 soru, doğru cevap 4.2. Matematik 40 soru, doğru cevap 8.2. Fen 20 soru, doğru cevap 4.0. Türk Dili ve Edebiyatı 24 soru, doğru cevap 5.2. Tarih 10 soru, doğru cevap 2.0. Coğrafya 6 soru, doğru cevap 1.2. Tarih2 soru sayısı 11, doğru cevap 2.2. Coğrafya2 soru sayısı 11, doğru cevap 3.1. Felsefe 12 soru, doğru cevap 2.3. Ek felsefe 6 soru, doğru cevap 1.5. Fizik 14 soruda doğru cevap 2.6. Kimya 13 soru, doğru cevap 2.8. Biyoloji 13 soru, doğru cevap 2.8…
Her ülkenin kendine özgü bir sistemi var, yoksa da olmalı. Eğitim sistemi her şeyden öncelikli olmalı. Üniversite sınavlarına giren gençlerin halini takdim ettik. Bu şartlarda bir başarıdan söz edilemez. Birincilerle övünelim, gurur duyalım da başarısızlık yüzdesi bu kadar yüksekken bu başarısızlığın nedenleri üzerinde durmalıyız.
Basit bir örnek verelim, Kayseri Valisi Gökmen Çiçek şehrin en önemli sorunlarından birinin turizm olduğunu söyledi. Yüzlerce yabancı dil öğretmenimiz var. Hadi buyurun ücret karşılığı turistlere tercümanlık yapsınlar. Madem dil biliyor ve öğretiyorlar, neden değerlendirilmesinler? Valilik makamı ücret belirlesin, hem turizme katkı versinler hem de para kazansınlar. Olmaz mı?
Her iş başvurusunda doldurulan CV’de mutlaka yabancı dil bildiği yazılıdır. Kim biliyor? Öğretenlerin bilmediği dili öğrenmeye çalışan nasıl öğrensin. Bakanlık mutlaka her 5-10 yılda bir öğretmenleri branşlarına göre sınava almalı, başarısız olanlar yeni öğretmenlere yerlerini bırakmalıdır. 65 yaşına kadar başarısız öğretmenler asla çalışamamalıdır. Öğrenciler oyun hamuru gibidir, başarısız öğretmen bu hamurdan hiçbir şey yapamaz. Vebaldir, sorumluluktur. Gençlere, ailelere yazık. Bu başarısız öğretmenler nedeniyle dershane patlamıştı, kapatıldı ama son günlerde yine mantar gibi farklı isimlerle çıkmaya başladı. Okullarda yeterli eğitim verilemediği zaman ilgili aileler hemen özele yönlenip dersler aldırıyor. Başarısız öğretmenler ise büyük yüzdesi ilgisiz ailelerden oluşan öğrencilerle gün geçiriyor.
Bu çocuklar, gençler ülkemizin geleceği, en büyük yatırım bunlara yapılmalı. Eğitim kalitesini yükseltmenin yolu başarılı öğretmenlerin yetişmesinden geçer. Aile ilgili de olsa ilgisiz de olsa başarıda ana etken öğretmendir. Toplumda en yüksek maaşı alması gereken gurup öğretmenlerdir. Ama yukarıda yazdığımız tablonun ışığında değerlendirilmeli ve öğretmen kalite ve seviyesi yükseltilmelidir.
Öğretmenleri sınava alıp başarılı olanlara yüksek maaşlar verip destek verilmeli, başarısız olanlar ise kamu kurumlarına memur olarak gönderilmelidir.
GÜNÜN SÖZÜ:
Din tüccarlarına bakıp dinden soğumayın, dine bakıp din tüccarlarından soğuyun













