İstenildiği kadar yasa çıkarılsın doktorlara şiddet önlenemiyor, önlenemez de.
Mevcut sağlık yapılanması iyi analiz edilirse ne demek istediğimiz daha net anlaşılır. Gidin Şehir Hastanesi’ne ve gözlerinizle görün. Branş doktorlarının odalarının önleri insanlarla dolu. Sırayla içeri alınıyor, ama doktor gerçekten muayene edecek olsa kapı açılıp içeri bakanlar, söylenenler vs vs. Tabi doktora sorulan her soruya doktordan önce öne atılıp vatandaşa ‘SEN’ diye azarlayan sekreterleri de eklemeliyiz.
Kapıda duran güvenlik görevlileri zaten içerisi hakkında fikir veriyor. Kibar, nazik, saygılı ve ‘SİZ’ diyeni duymadık, duyamazsınız. Toplumun her kesimi böyle diye işin içinden çıkmayalım, bir yerden başlayalım. Bu neden hastaneler olmasın?
Eskiden kurum doktorundan sevk almayan kimse hastanelere gidemezdi. Şimdi her kurumun doktoru var, yetmedi henüz ne işe yaradığı belli olmayan aile hekimliği çıktı. Yapılması gereken şudur; kurum doktorunun havale etmediği hasta, hastanelere gidememelidir. Özele gidene de SGK asla katkı payı ödememelidir.
Kurum çalışanı olmayanlar ise il müracaatları aile hekimleri olmalı, aile hekimlerinin uygun gördükleri, havale ettikleri ancak hastaneye sevk edilmelidir. Aile hekimleri hastasını kaydeder ve takip eder. Hastanelere gereksiz hasta gitmez, masraflar çok düşer.
Önce özel güvenlik görevlileri hem sağlık ve hem de yeterlilik sınavından geçmeli, gerekirse eğitim verilmelidir. Şehit doktorumuzu katleden alçak akıl hastanesinde 3 kez tedavi görmüş. Sonra silah taşımak için sağlık raporu almış. Hastanede 3 kez tedavi gören buna nasıl sağlık raporu verdiniz sayın doktorlar? Şimdi vicdanınız sızladı mı?
Şehir Hastaneleri ülkenin yüz akı kurumları. Ama burada sayıya bakılarak değerlendirme yapılmamalı. Efendim günde 15 bin hastaya baktık, kaçını tam muayene edip tedavi uyguladınız?
Her doktorun kapısına polis koyamayız, ama sağlık kuruluşlarını özel güvenliklerinden başlayıp özellikle sekreterlerin saygılı, insanca muamele ve davranışlar sergilemelerini sağlayabiliriz. Özel güvenlik ve sekreterleri torpille almak yerine liyakat esaslı almalı ve eğitmeliyiz.
Daha fazla yüreğimiz yanmadan, doktorların tedavide aracı olduklarını, yaşatanın Yaradan olduğunu unutmamalı, pandemi döneminde fedakârca çalışan bir kısım doktorları bu kadar kolay harcamamalıyız.
Günümüzün en saygın mesleği olan doktorlarımıza o saygınlığı hep hissettirmeli, değerli olduklarını gösterir saygıyı, ilgiyi belirtmeliyiz. İt köpek azarlasın, şiddet uygulasın diye devlet ve aileler bunca masrafı yapmadı. Doktorlar bu toplumun baştacı olması gereken en önemli meslek gurubudur. Şiddetin her türlüsüne karşıyız, karşı olmalıyız. Şifayı Allah verir, Allah yaşatır. Doktorlar aracıdır, tedavi uygular ve takdiri Allah’a bırakır.
Ekremler ölmesin, yaşasın ve yaşatmaya çalışsın.













