Cezaevleri kanayan bir yara. Hiç kimse bilerek, isteyerek cezaevlerine düşmek istemez. Cezaevlerine düşenlerin düşme nedenlerini ister eğitime, ister inanca, kısacası neye dayandırırsak dayandıralım istem dışıdır.
İskenderun Cumhuriyet Başsavcısı ilen 2017 Kararnamesi ile ilimize atanan Başsavcı Abdülkadir Bey de cezaevleriyle yakından ilgilenen biri. Geçmişte cezaevi savcılığı da yapan Başsavcı Abdülkadir Bey, Kayseri Cezaevi ile de yakından ilgileniyor. Nasıl mı?
Yazının girişinde de söz ettik, kimse bilerek isteyerek cezaevine girmek istemez. Mesela suç işleyen anneler 12 yaşına kadar çocuklarını yanlarına alabiliyorlar. Çocuklar istemeden hapishanede büyüyorlar.
Abdülkadir Bey cezaevlerinde bulunan hükümlülerin genelde dar gelirli insanlar olduklarını bildiği için onlara yardım etmenin de bir insani görev olduğunu düşünmüş.
Cezaevlerinde kalan dar gelirli insanların ihtiyaçlarını kalem kalem çıkarmış. O kadar detaylı bir liste, görseniz şaşarsınız (Elbette bu listeyi ve liste içeriğini başsavcıdan öğrenmedik).
Yeni doğmuş bebeğin mamasından, biberonundan tutun da yetişkinlerin her türlü ihtiyaçlarına (eşofman, iç çamaşırı, dış kıyafet…) kadar oluşan listeyi Sanayi Odası Başkanı’na vermiş. Gönüllü olarak bu listeyi hazırlamaya Sanayi Odamız talip olmuş.
Kaliteli ve uygun fiyatta alınan tüm ihtiyaç malzemeleri Başsavcı Bey ile gidilerek cezaevine teslim edilmiş. Sanayi Odası Yönetim Kurulu, kendi aralarında yaptıkları toplantıda yaklaşık 400 bin lira tutan bu listeyi yönetimden değil, ceplerinden ödemişler. Bunun bir hayır işi olduğu bilinciyle de haber de yaptırmamışlar, isim de belirtmemişler.
Gerçekten bu hayır işinin Allah indinde de karşılığı olur inancındayız. Kimsesizlerin kimsesi olmak bu olsa gerek.
Konu hakkında geniş ve detaylı bilgi için aradığımız Başsavcımız, her zamanki mütevazılığı içinde, “Yaptık bir şeyler, devletimiz vatandaşı aracılığı ile garibanların yanında, ama hayır işi bilinsin istemedik” dedi.
Çok tecrübeli bir hukuk insanı olan Başsavcı Abdülkadir Bey’e yürekten teşekkür ediyoruz. Bırakın cezaevlerinde kalmayı, devletimiz sokağa çıkmada kısıtlama getirdi de özgürlüğün kıymetini anladık. Cezaevlerinde kalan hele hele dar gelirli kardeşlerin durumunu kimse anlayamaz.
Bir hayırsever abi her yıl en az 50 bin çift ayakkabıyı dar gelirli ailelere ulaştırıyor. Aynı şekilde cezaevi müdürünü aratıp ayakkabı numarası istemiş ve kamyonla yollamış. Toplumda bunun gibi abilerin sayısı inşallah artar.
Sözün özü, Başsavcı Abdülkadir Akın'ın cezaevlerinde kalan dar gelirli ailelere sahip çıkıp ihtiyaçlarını karşılamak üzere yaptığı çalışmaları, Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyelerinin de bunu ceplerinden karşılamaları her türlü takdirin üzerindedir. Hayır dediler ve yaptılar. Allah hayırlarını kabul etsin, Abdülkadir Akın'ların sayılarını artırsın…













