BİR ŞARKI BİR ÖYKÜ
(Allah Kimseye Evlat Acısı Göstermesin)
Kimimiz sözlerinden, kimimiz bestesinden hoşlanarak çeşitli müzik eserlerini dinleriz. Kimimiz de şiir gibi elit bir sanat dalına meraklıdır, okur, yazar, şairleri takip eder. Yazılmış, bestelenmiş binlerce eser vardır, dinlerken hep bir sevgiliye, karşı cinse yazıldığını sandığımız güfteler, şiirler.
‘HANİ O BIRAKIP GİDERKEN SENİ’ adlı güftenin sevgiliye değil, elinden yitip giden evlada yazılması gibi.
Yazımızda yine benzer bir güfteyi ve öyküsünü takdim edeceğiz. Mehmet Erbulan TRT kurumunda ses teknisyeni olarak çalışmaktadır.Bir gün çok yakın arkadaşı olan Ali Şenozan'la karşılaşır.Mehmet Erbulan'nın saçları dağılmış, kıpkırmızı gözleri, neredeyse bir günde kırlaşmış saçları ile perişan bir vaziyettedir.
Mehmet Erbulan göğüs cebinden çıkardığı sigara paketini yakın arkadaşı Ali Şenozan'a uzatır. Sigara kullanmayan Şenozan şaşkınlıkla ne olduğunu anlamaya çalışırken, Mehmet Erbulan; ‘baba bir şeyler karaladım, bir bak’ der. O zamana kadar ‘BAK YEŞİL YEŞİL’ gibi yüzlerce güftesi bestelenmiş çok başarılı bir şairdir de. Sigara paketinin üzerinde aşağıdaki sözler yer almaktadır.
Beni bırakıp burada
Gitme güzeller güzeli
Ermeden daha murada
Gitme güzeller güzeli
Garip gönlümün maralı
Gözyaşlı, gönül karalı
Bırakıp beni yaralı
Gitme güzeller güzeli
Zeytin gözlüm, melek yüzlüm
Tatlı dillim, şirin sözlüm
Sürmelim, sevgilim, nazlım
Gitme güzeller güzeli
Gelmeden yolun ucuna
Ne dedim gitti gücüne
Dayanamam bu acına
Gitme güzeller güzeli
Dayanamam bu acına
Gitme güzeller güzeli
Mehmet Erbulan biricik evladı henüz 15 yaşındadır ve trafik kazası geçirmiştir. 15 gündür komada olan biricik yavrusunun başından bir saniye dahi ayrılmaz. Ağlamaktan kıpkırmızı olan gözlerle yanında bulunan bir arkadaşından sigara paketini ister. Evladı komada ve kendisi kapının önünde bu dizeleri yazar. Ali Şenozan da besteler. Öyküsünü bilerek dinlediğimiz eserler daha bir anlamlı oluyor düşüncesiyle sizlere takdim ettik.
Yavrularımıza sahip çıkalım, Allah acılarını göstermesin ve sıralı ölüm nasip etsin. Allah kimseyi ama kimseyi evlat acısı ile sınamasın.
Selahattin Pınar babası Sadık Bey’in onaylamadığı bir aşk yaşar.Selahattin Pınar babasına karşı gelir ve evi terk eder. Bir süre sonra pişman olur ve eve döner. Sokakta karşılaştığı komşularına evlerini sorar. Babası iki gün önce vefat etmiştir. O an da aşağıdaki dizeleri kaleme alır. Yani sevgiliye değil vefat eden, kırgın ayrılınan babaya yazılmıştır. Hayattayken kıymet bilmeliyiz, giden gelmiyor ve son pişmanlık işe yaramıyor.
Gecenin matemini aşkıma örtüp sarayım
Gittin artık seni ben nerde bulup yalvarayım
Şimdi ben tıpkı şifasız kanayan bir yarayım
Gittin artık seni ben nerde bulup yalvarayım













